MaviMelek Edebiyat
Hermes Kitap
"Tutkulu günahkar, görülmeye değer güzel bir aşkımız var, / Biliyorum nereye gitmek istediğimi: / Geldiğim yere, geriye." Wishful Sinful / The Doors

[Gökçeyazın]"Yıldız Tozu" | Esin Coşkun*

Yıldız Tozu

"BÜYÜKLER İÇİN PERİ MASALI"

Neil Gaiman kuşkusuz çoğu çizgi roman okurunun yakından tanıdığı bir isim. 1989 yılında "The Sandman"i tekrar hayata döndürerek bu çizgi roman dizisinin dünya çapında önemli bir başarı kazanmasını sağlayan Gaiman şu sıralarda gösterime girmiş bulunan "Stardust/Yıldız Tozu" filmiyle tekrar gündemde. Yönetmenliğini Matthew Vaughn'ın yaptığı ve başrollerinde Claire Danes, Robert de Niro, Michelle Pfeiffer, Sienna Miller, Charlie Cox gibi oyuncuların oynadığı filmi "büyükler için peri masalı" olarak nitelemek mümkün. Daha doğrusu ben romanı öyle nitelendirenlere katılıyorum, çünkü filmin gösterime girdiği tarihle aynı tarihte Türkiye'de yayımlanan "Yıldız Tozu" gerçekten de büyükler için yazılmış bir peri masalı.

Elbette ben her zaman olduğu gibi filmi izlemeden önce kitabı okumayı tercih ettim, çünkü açıkçası edebiyat uyarlamalarının sinemada pek de başarılı olamadığını düşünmüşümdür her zaman. Özellikle de çok sevdiğim yazarların eserlerinin sinemaya uyarlandığını ve bu uyarlamaların eserden çok şey götürdüklerini gördüğümde. Örnek vermem gerekirse, Dostoyevski'nin "Kumarbaz"ı dahil sinemaya uyarlanan tüm eserleri fena halde başarısız yapımlardır; aynı şekilde her ne kadar "Yüzüklerin Efendisi" dünya çapında başarı kazanmışsa da kitapları okuyanların filmleri tatmin edici bulmadıklarına eminim. Yine, geçen yazımda bahsettiğim "Mavi Melek" adlı film kitabın ve senaryonun yazarı Heinrich Mann'a dünya çapında bir ün kazandırdıysa da, merak edenlere aradaki farkı görebilmeleri için kitabı okumalarını öneririm. Benim için en büyük hayal kırıklığı ise David Lynch'in "Dune"u olmuştur. Frank Herbert'ın kitaplarının tüm içeriği ve felsefi söylemi filmle birlikte uçup gitmiştir. Daha da kötüsü, kitabı okurken hayalimde canlandırdığım her şeyi filmi izlememle birlikte kaybetmiş olmamdır. Sinemadaki edebiyat uyarlamalarının asıl sorunu da bu bence: Çünkü kitaplar, her ne kadar sınırlarını çizse de, okura olayları ve karakterleri istedikleri gibi canlandırma, onlarla daha kolay özdeşleşme, hayal gücünü çalıştırma gibi imkanlar sunarken, sinema bu olanakları okurun/izleyicinin elinden alarak, ona kendi hayal gücünün ürünlerini dayatır. Elbette bu söylediklerim edebiyat eserlerinin sinemaya aktarılmasına karşı olduğum ya da sinemaya karşı olduğum şeklinde algılanmamalı, sadece okurlara/izleyicilere bir kitabın bir sinema filminden farkını hatırlatmak istedim.

Sanırım aynı durum "Yıldız Tozu" için de geçerli. Her ne kadar kitabın da yazarı olan Neil Gaiman filmin senaryo yazarları arasında bulunsa da. Filmi izlemedim, o yüzden filmle kitap arasında bir karşılaştırma yapmayacağım, ama sözünü ettiğim farklılıklardan bir örnek vermek isterim: Filmle ilgili yapılan yorumları okuduğumda Robert de Niro'nun eşcinselliğini tayfasından saklamaya çalışan Kaptan Shakespeare rolünde oldukça farklı ve iyi bir performans sergilediğini öğrendim. Oysa kitapta Kaptan Johannes Alberic korsan olmadığı gibi, onun eşcinselliğine dair herhangi bir vurgu da yapılmamıştır. Ama elbette bu tür farklılıklar "özgün uyarlama" olarak nitelenir ve filmin başarılı ya da başarısız olmasından çok yönetmenin bakış açısı, yorumu olarak kabul edilir. Ve ben Matthew Vaughn'ın özgün bir uyarlama yaparak fantastik komedi türünde, eğlenceli bir yapım ortaya çıkardığına eminim.

Diğer yandan Neil Gaiman bu türün yazarları arasında ustalardan sayılır. Yıllarca fantastik kurgu türünde hikâyeler ve romanlar kaleme almış, fantastik kurguyu kara mizahla birleştiren eserleriyle günümüz edebiyatında çok farklı ve özgün bir yer edinmiş Terry Pratchett ile birlikte "Good Omens"ı yazmış ve bu tür eserleriyle birçok ödül kazanmış bir yazar olarak "Yıldız Tozu"nda da tam bir ustalık sergiliyor.

"Yıldız Tozu", İngiltere kırsalında küçük bir köy olan Duvar Köyü'nde gerçekleşen olağanüstü, mucizevi olayları mizahi bir dille anlatan fantastik kurgu türünde bir roman. Köyde bulunan "duvar" hikâyenin merkezini oluşturuyor, çünkü bu duvar Perili Ülke'yle olan sınır çizgisini belirliyor. Bu sınır ise bir anlamda insanoğlunun kendi hayal gücüne, özgürlüğüne koyduğu sınırı ifade ediyor. Bu köydeki insanlar kendi hayal güçlerinden, arzularını, isteklerini takip etmekten o kadar korkuyorlar ki, 'duvar'ın önüne gece gündüz iki nöbetçi dikip köyden ve duvarı ziyaret eden yabancılardan hiç kimsenin Perili Ülke'ye geçmesine izin vermiyorlar. Bu durum ise sadece dokuz yılda bir, duvarın Perili Ülke tarafında kurulan panayırla değişiyor. Bu panayır zamanında duvardaki gedik ülkenin dört bir tarafından gelen ziyaretçilere açılarak, insanların Perili Ülke Panayırı'na katılmasına izin veriliyor. Elbette panayır Perili Ülke'de olunca, alıp satılanlar da mucizeler, rüyalar, dilekler, istekler oluyor.

İşte bu panayır zamanlarından birinde Duvar Köyü'nden genç bir delikanlı olan Dunstan Thorn, yardım ettiği bir yabancı tarafından Gönlünün Muradı'yla ödüllendirilecek ve bu ödülün sonucunda dünyaya gelen oğlu Tristan Thorn'un hikâyesi başlayacaktır.

Neil Gaiman, "Yıldız Tozu"nda Tristan Thorn'u gerçek aşkını bulması için Perili Ülke'de maceralarla dolu bir yolculuğa çıkarır. Tristan kayan bir yıldızı bulmak ve aşkının ispatı olarak Victoria Forester'a sunmak üzere 'duvar'daki gedikten Perili Ülke'ye geçtiğinde, ancak rüyalarda ya da masallarda rastlanabilecek olağanüstü olaylarla karşılaşacak ve bu olaylar sırasında gerçek aşkın, sevginin, arkadaşlığın ne olduğunun farkına varacaktır. Nitekim bence kitaptaki en çarpıcı sahnelerden biri Tristan'ın Kayan Yıldız Yvaine'i aşkının ispatı olarak Victoria'ya götürmek için kopmayan gümüş bir zincirle bağlaması ve daha sonra olaylar geliştikçe aslında ne yaptığının farkına vararak yaptığından dolayı içten bir pişmanlık duymasıdır. Gaiman bu noktada aşkın, sevginin ya da arkadaşlığın zorla elde edilemeyeceğini, onun ancak bağımsız bir şekilde, yapıp ettiğimiz iyi ya da kötü davranışlara göre gelişebileceğine vurgu yapar.

Diğer yandan Gaiman peri masallarında sıkça karşılaştığımız klişelere kitabında geniş bir yer verir: Stormhold'un erki için kayan yıldızın peşine düşen ve birbirini boğazlayan Stormhold lordları, gençliğine tekrar kavuşmak için kayan yıldızın yüreğine ihtiyaç duyan cadılar, küçük yaşta bir cadı tarafından kaçırılarak yıllarca hizmetçi olarak tutulan bir lord kızı, kuşa, keçiye ya da fareye dönüştürülen insanlar, tek boynuzlu atlar, konuşan ağaçlar, uçan gemiler gibi... Gaiman bu şekilde bir yandan peri masallarındaki klişeleri mizahi bir dille kitabında harmanlarken, bir yandan da insanın hayal gücünün genişliğine vurgu yapar; aynı zamanda Tolkien'i ve Rowling'i de iğnelemeden edemez. Çünkü "Yıldız Tozu" özünde, günümüzde almış yürümüş bulunan fantastik kurgu türündeki eserleri yermek için kaleme alınmış gibidir. Ve Neil Gaiman'ın da bunu usta bir dille yaptığını söylemek hiç de abartılı olmayacaktır. Elbette işin içine kendini de katarak!

Yıldız Tozu
Neil Gaiman
Çeviren: Berat Çelik
İthaki Yayınları, 2007, 344 sayfa, 16 Ytl

* Radikal Kitap, 09/11/2007

 



MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2007 MaviMelek            website metrics