MaviMelek
Hermes Kitap
"Kapamam gözlerimi, kapamam / Korkarım kapayınca bir başka şehirde uyursam." Su Altında Kanat Çırpan Üveyik / Edip Cansever

[Hezeyan]"Yazmak İsteyebilirim" | Erdoğan Taşkın

Yazmak İsteyebilirim | Essam Bzoor

"KAN TÜKÜRMEK İSTEMİYORUM"

Beyaz bir kâğıda baktığım gibisin; kalemimin ucunu değdirmeye kıyamadığım. Beynimdeki yığıntılarla kirletmek istemediğim; o ak ve kusursuz halini.

Hezeyanlarım her ayaklanışında, her başkaldırışında isteklerim mantığıma, her istemsiz uzanışında elim kalemime, savunmasız ürkekliğini görüyor, utanıyorum biraz sonra sebep olacağım kirlilikten. Ama ruhum; ah acılar içinde çaresizce, çocuk inadıyla çırpınan sefil ruhum. Eşek yükü altında, kan ter içinde soluyan hamal ruhum.

"Bana lekesiz aynalar gerek; tüm çirkinliğimi görebileceğim pürüzsüz kâğıtlar. Baktığımda utancımı yüzüme vuracak masum aşklar," diye fısıldıyor bir ses. Susturuyorum hiç düşünmeden. Kapatıyorum çenesini ağır ve hantal ellerimle.

Sebep olacağım kirliliğin tek sorumlusu ben olmak istiyorum çünkü. Kanıma girmesin hiçbir musibet. Yeter, damarlarıma akan kirli kan. İrin olmasın daha çok içtiğim. Kan tükürmek istemiyorum adım başı.

Beyaz bir kâğıda bakar gibi utanıyorum, çünkü sana baktıkça. Dalgalarında ayaklarımı ıslatmaya korktuğum, sütten bir okyanustur çünkü yüzün. Bu yüzden kalemimin ucunun değeceği tek bir yer, küçücük bir nokta bile, bütün suyunu bulandıracak zehirle yüklü; bu yüzden dayanamıyorum masumiyetine. Atmak istiyorum sırtımda taşıdığım eğreti kamburu, lekesiz bekâretine.

Şimdi aynalara yansımak istiyor yüzüm. Ruhumdan uzaklaştırmak, bir görüntü olarak var etmek istiyorum onu. Böylece avunabilir, böylece unutabilir ve böylece içi boş görüntümü okşayıp sevebilirim; yaralarımı umursamayarak. Ya da yaralarımı bulaştıracağım elimde olmadan, mikrobumu akıtacağım gün ışığı değmemiş beyazlığına.

"Sen önemlisin. Biriciksin. Anlamsın, hiç kimsenin kavrayamadığı. Çözülmek için beklenen bilmece, ispatlanamayan denklem, hayat hakkında bir teorisin hiç kimsenin anlayamadığı. Bu yüzden akmalısın bakir rahimlere, bu yüzden kirletmelisin tüm kâğıtları; bu senin en doğal hakkın. Hadi ama artık uzun etme," diyor bir başka ses. Onu da susturuyorum, ağzına elimin tersiyle bir tokat indirerek.

Hangi anlam yüklenirse yüklensin, hangi kelimeler cirit atıyor olursa olsun üzerinde cümle kurmak için, biliyorum ki bir kambur yükselecek genç bir kızın sırtında. Azap, umutsuzluk, boğuntu, sıkıntı, bungunluk ve hiçlik en önemlisi, nasıl bir cümle doğurabilir ki zaten, genç bir kızın rahminde?

Akmak istemiyor bugün magmam, korlarım nedamet peşinde, ısrarla uzak tutmaya çalışıyorum seni kendimden. Kalemimi saklıyorum yastık altlarında. Unutmaya çalışıyorum seni en son nereye sakladığımı. Bir tek gün olsun, kurtulmanı istiyorum benden. Yoksa histerilerime yenik düşebilirim birazdan. Önemli hissedebilirim kendimi. Bağırmak isteyebilir, kusabilirim tüm çirkin kelimelerimi yüzüne.

Yüzüm sana her yansıyışında, her dökülüşünde kıllarım, her çıplak kalışımda karşında, içimde susturamadığım bir serçe yüreği, köpek dişleriyle hırlıyor salyalarını akıtarak.

"Uzak dur!" diye bağırıyor daha önce hiç duymadığım kaba bir ses. "Uzak dur o çirkin yüzünle aynalardan. Uzak dur kirletip durduğun kâğıtlardan. Sakla kamburunu çulunun altında, kurut tüm yaralarını. Rahat bırak kollarının arasında çırpınıp duran o yaralı martıyı. Çünkü sadece çamursun sen; uyuz bir sırtlan. Açlıktan salyaları yerlerde sürünen yaşlı bir kurt."

Ne diyebilirim ki bu sese, nasıl susturabilirim bu yıkıcı kasırgayı? Nasıl uzak durabilirim o davetkar tenine. Bırak, bir kez olsun kalemim değsin yüzüne. Mürekkebim ıslatsın, düşeyim kor ateşine. Yanmak bile çıldırdığım bir aşktır seninle. Bırak bir çılgın olsun şehirlerini yakan. Bırak sadece bir ceset olsun nehirlerinde akan.

Bütün sesler kulağıma üşüşüyor seni her gördüğümde. Öne çıkmak istiyor tüm zehirli oklarım. Akmak istiyor içimdeki fosseptik, mürekkebimden damlayarak. Harf, kelime ve cümle olmak istiyor kamburunu yayarak. Kirletmek istiyor seni tüm zayıflığıyla. Kapkara bir kasvet yaymak istiyor çıplak yüzüne, cüzamlı elleriyle.

Uzak dur ruhum, bugün benden uzak dur. Yoksa yazmak isteyebilirim.

Sayı: 31, Yayın tarihi: 24/10/2008

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics