MaviMelek
"Kendini sokak gibi orta yerinden yarılmış, kanar duyuyordu." - "Eski Sevgili" / Leylâ Erbil

[Şiir]"Yarasını Alkolle Temizleyen Düş" | Salih Aydemir

                    yarasını alkolle temizleyen düş zamansız bastırır
herkes sokağında söylüyor şarkısını
gözlerimi açtım
zaman yapışıyor uykularıma
sözünde durmuyor aklıma sızan unutkanlık
ben senin ellerinde doğdum
göğsümün derisinden tuttum
yas aşka taşınıyor

bir daha girmeyeceğim devrimin damarlarına
kan ve sokak değilsem
bir daha dolaşmayacağım barudi sesimle
ve çığlıklarla ölüm tekrarlamayacak korkuyu

                                        üzümün acısını tattım içerken
                                        sütün yalnızlığını
                                        kanı sabahtan fark etmiştim
                                        kibirliydik

akşam olmamış ve öpüşmemiştik
suçunda adım yazılıydı yıllar önce
yüzünü batmış bir gemi gibi taşıyordun odalarda
dedim ya yıllar önceydi
dilinden rüzgâr geçiyordu

şimdi kalırsan çocukluğuma döneceğim
hemen değil şimdi bir sır daha vereceğim yollara
uyuştukça ışıkları söndüreceğim saklanan sonuçlar için

                                        eridikçe bir çekirdeğin içinde
                                        kılık değiştiren bir varis cesaret eder
                                        kuyruklu yıldızlara

söz nasıl da geçiyor aklımızdan
sanki hiç koku bırakmıyor mezarlar
şüphe sevdirmiyor gerçeği
önce onu yık içimde

kaçak bir dokunuşla soğur haziran
susarım bana ait değilse yaşadığım yer
ve kısa sürecekse ödünç verdiğim gülüş
hayır beni ölüme alıştırma

                                        çamurun sakladığı sır ayakta
                                        bir an düşün
                                        çöplüğün içindeki riski
                                        her gidiş gelişlere benzemiyor

ve her geliş gitmeler kadar görkemli değil
sanki saatlerden birine borcun var
sanki alacağın var dakikaların birinden
bahçesiz evleri soymaya çıktın sanki
bir zulmü uyanacağın bir saatten çıkardın
                                   hâlâ durgun mu içindeki beyaz

ölüm kaçak bir yalnızlık taşır ellerimde
gözcülük ederim gecelere
günleri büyüt
yaralı değiliz susmalara

çünkü gün gördük, diye başlar son
kusursuz söylentilerle dinlenir aşk dillenir
her soluğun demirlenir yine bir hüzne
şans eseri nedenlerden arzulanır giz
ve ölüm sevişirken lüks taşır koynunda
olur ya
olmaz demeleri kendine benzetir...

kim kanattı yüzündeki gülüşü

                                        sokaklar kadar yakınım kanamalara
                                        razı olma çünkülere; o sensin
                                        her uzaklık içinde bir sır saklar
                                        keskin ve paslı yakınlıklara

anların tarih olduğu günahların yaşındayız
ellerin ellerimdeki koku kadar suskun
açmayı dene öpülecek yumruğunu
aç; siyah ve kırmızı bir tur at yüreğinde
ateş küle borçlu yemin et yalanlarına
seni seviyorum-larına, et sevdiğin kadar
sözcüklerin sefilse, yemin et
herkes senin kadar yaşlı
hayatı göğsüne yaz

iltihap kapsın tahmin edemediğin hayat
cılız acılardan geç, her şey yandı
yani her şey yağmurdu belki; sensek eğer

                                        sabahın abartılı sesi
                                        sürüklüyor yine bir hileye
                                        masalar kırık
                                        aşkı suçluyorum

savaşı kaybeden savaş kazanır
bu bir korku, eskiciler borç taşımaz
ve sahip olmazlar hiçbir zevke

hiçbir aşk ilgilenmez aşkla
seni istedim
seni bir kez daha istedim
üstelik yaralı hayvan yanımla

~~~
Sayı: 49, Yayın tarihi: 15/12/2010

Başa dön

 

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics