MaviMelek
Hermes Kitap
"Dünyada hakkınızda konuşulduğunu bilmenizden daha kötü olan tek şey, hakkınızda konuşulmadığını bilmektir." Oscar Wilde

[Sinema-Müzik]"Karanlık Sözler: Müzikte Yabancılaşma Ve Noir Üzerine Bir Deneme IV"
Emre Karacaoğlu*

"SEN BİR YABANCIYKEN, İNSANLAR GARİPTİR..."

Morphine

Grubuyla icra ettiği müziğin tarzı sorulduğunda "low rock (alçak rock)" yanıtını veren Mark Sandman, grubu Morphine ile konumuz hakkında birçok şarkı bestelemiştir. Her biri grubun imzası niteliğinde olan Sandman'in Bariton vokali ("crooner" denen klasik Amerikan erkek vokali: Chris Isaak, Elvis Presley ya da Chris Rea gibi), çoğu zaman iki teli de aynı notaya akortlu iki telli bası ve Dana Colley'nin bariton saksofonunun ortaya çıkardığı blues tınılı melodiler, Sandman'in Beat kuşağı etkili, karanlık sözleriyle birleştiğinde bahsettiğimiz psikozu konu alan en nefis şarkılar ortaya çıkmıştır.
İşte "Cure For Pain:"

"Where is the ritual
And tell me where where is the taste
Where is the sacrifice
And tell me where where is the faith
Someday there'll be a cure for pain
That's the day I throw my drugs away
  Ritüel nerede
Ve tadın nereye gittiğini söyleyin bana
Kurban nerede
Ve inancın nereye gittiğini söyleyin bana
Bir gün acı için bir tedavi bulacaklar
Ben de o gün ilaçlarımı atacağım"

"Empty Box" isimli şarkılarında kadınına hiçbir şey veremeyen bir adamın hikayesi anlatılmaktadır. Kadını ona –sembolik olarak- bir şans daha verdiğinde bile o yine hiçbir şey ver(e)memektedir... Sonradan içine binip, yarı deli bir halde yüzebileceği bir kutu dışında:

Morphine - Like Swimming

"Tore open a package, it was an empty box
No meaning to me, just an empty box
Sender was a woman
She said she's sending me everything that I never gave her before
She said ‘fill it up and send it back'
So I send her back an empty box
A big mistake, sent back an empty box
Half in the shadows, half in the husky moonlight
And half insane, just a sound
I crossed into a valley, a valley so dark
That when I look back I can't see where I begin
I can't see my hands
I don't even know if my eyes are open
In the morning I was by the sea
And I swam out as far as I could swim
Until I was too tired to swim anymore
And then I floated and tried to get my strength back
And then an empty box came floating by
An empty box and I crawled inside
Half in the shadows half in the husky moonlight
And half insane just a sound in the night
Pakedi açtım, boş bir kutu vardı
Hiçbir anlam yoktu, sadece boş bir kutu
Gönderen bir kadındı
Ona veremediğim her şeyi gönderdiğini söyledi
"Doldur ve geri yolla," dedi
Ben de ona boş bir kutu yolladım
Büyük bir hata işledim, boş bir kutu yolladım
Yarı gölgeler içinde, yarı boğuk ay ışığı altında
Ve yarı deli, sadece bir ses
Kapkara bir vadiye girdim
O kadar karanlık ki geriye dönüp baktığımda
Başladığım yeri göremedim
Ellerimi göremiyorum
Gözlerim açık mı, onu bile bilmiyorum
Sabahleyin deniz kenarındaydım
Ve yüzebildiğim kadar açığa yüzdüm
Daha fazla yüzemeyecek kadar
Ve gücümün geri gelmesi için yüzeyde bekledim
Ve boş bir kutu yanıma geldi
İçine girdim
Yarı gölgeler içinde, yarı boğuk ay ışığı altında
Ve yarı deli, sadece bir ses"

Korn, icra ettikleri müzik tarzı –hardcore/nu-metal- dolayısıyla birçok rock/metal dinleyicisi tarafından göz ardı edilse de Jonathan Davis'in psikotik vokaliyle dile getirdiği sözlerinde son derece karanlık tasvirler ve hikayeler vardır. Mısralarında son derece basit kelimeler ve günlük dili kullanmayı tercih eden bu söz yazarının, yabancılaşma hakkında elinden çıkan birçok şarkısı bulunmaktadır (yalnızlık, delilik ve çocukken yaşadığı taciz olayı gibi diğer rahatsız edici konular dışında). En psikotik albümleri "Issues"daki "No Way"de diğer insanlar üzerinde bir tanrı olduğunu bile düşünmektedir:

Korn - Issues


"Lately things won't go my way
Lately everything is grey
It feels like something
It feels like...nothing
So I came too far
To end up this way
Feeling like a god
Feeling there's no way


Son zamanlarda hiçbir şey istediğim gibi gitmiyor
Son zamanlarda her şey gri
Bir şeye benziyor
Hiçbir şeye benzemiyor
Bu noktaya gelmek için
Çok uzun bir yol katettim
Kendimi tanrı gibi hissettim
Hiçbir yol olmadığını hissettim"

The Doors'ün tüm kataloğunda da Morrison'ın Albert Camus'den etkilenip yazdığı bir tane yabancılaşma şarkısı bulunmaktadır: herkesin çok iyi bildiği "People Are Strange." Kendisi de ömrü boyunca muzdarip olduğu yabancılaşmayı kullandığı uyuşturucular ve groupie lerle yenmeye çalışan Morrison, aradığı huzuru en sonunda intiharla bulabildi mi acaba?


"People are strange when you're a stranger
Faces look ugly when you're alone
Women seem wicked when you're unwanted
Streets are uneven when you're down

When you're strange
Faces come out of the rain
When you're strange
No one remembers your name


Sen bir yabancıyken, insanlar gariptir
Yalnızken suratlar çirkin gelir
İstenmediğinde kadınlar garip gelir
Sen düşmüşken sokaklar bozuk gelir

Sen garipken
Yağmurdan suratlar çıkar
Sen garipken
İsmini kimse hatırlamaz"

Jim Morrison

Aşk, eğlence ve mutluluk şarkıları dolu kariyerlerinde "Colorblind" gibi bir şarkıyı kaydeden Counting Crows da bu yazıda bahsi hak ediyor. Vokalist Adam Duritz'in kelimeleri kullanma konusunda büyük bir yeteneği olduğu kesin ve bunu "Ghost Train", "Mr.Jones" ve "I'm Not Sleeping" gibi şarkılarında görebiliyoruz. Ama konumuz dahilinde ele aldığı bu karanlık parçadaki ("Cruel Intentions" soundtrackinde de yer almıştı.) basitlik can alıcı:

Counting Crows
"I am colorblind
Coffee black and egg white
Pull me out from inside
I am ready
I am
Taffy stuck, tongue tied
Stuttered shook and uptight
Pull me out from inside
I am ready
I am...fine
I am covered in skin
No one gets to come in
Pull me out from inside
I am folded, and unfolded, and unfolding

Ben renk körüyüm
Kahve siyahı, yumurta beyazı
İçimden dışarı doğru çek beni
Hazırım
Şekerim yapıştı, dilim bağlı
Kekeme, sallantılı ve rahatsızım
İçimden dışarı doğru çek beni
Hazırım
Ben iyiyim
Deriyle kaplıyım
Kimse giremez
İçimden dışarı doğru çek beni
Katlıyım, açıldım ve açılıyorum"



* Yüxexes, Mart 2007

Başa dön

 

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler    ©2007 MaviMelek            website metrics