MaviMelek
Hermes Kitap
"Her savaştan bir başkası, bir savaştan bir ikincisi doğar." Erasmus

["Hayal Pusulası"]"Üşümek İstemiyorum…" | Akın Olgun

Üşümek İstemiyorum… | Sinan Çakmak

"KANAYAN BENİM, KANATAN DA"

Bir midye kabuğunda saklı kaldı her şeyimiz; ve geride bıraktıklarımız ve bırakacaklarımız ve şu an her şey terk edip gidiyor yalnızlığımızın üzerinden. Kaç kez ölmüştük, kaç kez ıskalamıştı ecel? Ya da ıskaladığını düşünmek, şanslı olduğumuza dair bilinçaltının gerçekliği içinde nasıl bir yer bulmuştu hiç bilemedik. Açlıklarımız ise madeni bir paranın parıltısından bize düşmeyendi.
Uzandık bu yüzden dokunamayacağımız yerlere. Uzandıkça kısaldı değerlerimiz. Küçüldük hiç farkına varmadan. Parıltılı bir hayatın örselenmişliğinden geriye kalanlarla avunup, pahalar biçtik yalanlardan.
Özenle cilalanmış bir kuşağın içinden antiseptik argümanları aldığımızda hayatımıza, artık aykırıydık. Aykırı olmak ayrışmaktı…

Ayları yılları ve birikmiş tüm acıları bir sapana koyup savurmak vardı; ama bumerang gibi her defasında geri dönüp acıtmasından tecrübeliydik. Kendi kendimizin kara mizahını, kendi kendimizin orta oyununu kurmuştuk içimizde.
Şimdi karakalem sözlerden hayaller yaratıp umutlanıyoruz karınca kararınca. Gözlerimizin izlerinden kalanları sevmeyi ve yalnızlık molalarında küçük mutluluklarımızı kendimizle paylaşmaktan doğan tebessümleri, bir midyenin incisini saklaması gibi saklıyoruz.
Körpe mutluluklarımız, sevmelerimiz, aşklarımız çok değerli artık.
Oysa hiç farkına varmadan yadırgayıp, yadsıdığımız, ayıplayıp hiç yaşanmadan terk ettiğimiz duygularımız kaldı sadece yanı başımızda ve acemi kırılganlıklarımıza, kırmalarımıza aldırmadan tutuyorlar ellerimizi.
Ve ben artık üşümek istemiyorum…

Ne uykusuz gecelerin koluna tutunmak, ne de gölgemin yüreğinde sayıklayıp avazım çıktığı kadar haykırmak…
Sözlerimden kaleler kurup acımı bir başka acıya devretmenin ağır yükünü üstüme almak istemiyorum…
Bir dağ yeli gibi soluklanan kalbimi umut hırsızlarına armağan etmek istemiyorum…
Artık üşümek istemiyorum…

Biliyorum üstümü örtmek fobimden doğuyor duygularım… Biliyorum kanayan benim, kanatan da ben…
Virane bir fırtınada olan da… yüzüme çarpan rüzgârın kendisi de… gözlerimi kumla doldurup, kumla yıkayan da…
Bedenimin yamalı yaralarından okuyorum geçmişi. Tenimden kopardıklarımın izleri fısıldıyor kulağıma.
Duymaktan sağırım…

İçimden, içimizden doğan o çığlıklara bakıp korkmak istemiyorum…
Bir gökkuşağı faniliğinde kaybolup, akıp giden zamanın zincirlerini kırıp, yitik cevaplarımı duymak istiyorum…
Vurgun hayallerimde vurulmak, göz yağmurlarımızdan sıcak sevdalı imalara düşmek istiyorum…
Tel tel olan nefesimi duyumsamak ve ayak parmaklarımın altında sallanan sehpayı kendim tekmelemek istiyorum…
Sözlerimin beni çağıran celbini koyup arka cebime, soluğum kesilinceye kadar koşmak koşmak istiyorum…
Üşümek istemiyorum…

Biliyorum bir yerlerde bahar var.
Biliyorum bir yerlerde kaybettiğimiz duyguların taze karlara düşen ilk izleri var. Biliyorum bir yerlerde ifadelerimizin ak yüzleri bir yürek dilimi içinde gölgeleniyorlar…

Sayı: 25, Yayın tarihi: 09/05/2008

akinolgun@mavimelek.com

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics