MaviMelek
Hermes Kitap
"Hasat mevsimi geçti ve yaz bitti ve biz kurtulamadık. Kanaryalar gibi ağlarız insaf için ve yoktur… Aydınlığı bekleriz ve şimdi karanlıktır…" Furuğ Ferruhzad

[Öykü]"Uçurumun Ortasında" | Ruhşen Doğan Nar

Goodbye Earth | Luminatii

"ORADAN GERİ DÖNEN OLMADI"

Ailemin bana anlattığına göre tam yirmi yıl önce buraya geldim: bu muazzam uçurumun ortasına… Uçurumun karanlık, bilinmeyen diplerinden doğan ve yükseldikçe kalınlığı milim milim artan bir ters piramidin üstündeyim.

Etrafımda milyonlarca insan var, kimi yakın kimi uzak; ama hepsi de kendi piramidinin ona sunduğu kadar toprağın üstünde hayatını geçiriyor. Ailem, arkadaşlarım yakınımda. Ama bir o kadar da uzağımda; çünkü bir piramitten başka bir piramide geçmek imkânsız. Şimdiye kadar bunu deneyenler oldu: Birbirlerini çok sevdiği için aynı piramitte yaşamak isteyenler birbirlerinin piramidine atlamaya çalışırken kendini uçurumun dibinde buldu. Piramitler sahiplerinin kontrolü dışında bir anda yakınlaşıp uzaklaşabiliyorlar. Bu bilgiden şu kanıya vardım yıllar önce: Aslında onlar bize değil biz onlara aidiz.

Çoğu zaman insanlar uçurumun ortasında yaşadıklarını yadsıyorlar ve sadece yakınlarından biri uçuruma düştüğünde ondan söz ediyorlar. Bundan kısa bir süre sonra ise uçurum onların aklından uçup gidiyor ta ki aralarından biri daha uçuruma düşene kadar. İşte uçurumun ortasında böyle kısır bir döngü içinde geçiyor insanoğlunun ömrü. Kimileri o kadar çok sıkılıyor ki bu kahrolası döngüden, uçuruma atlıyorlar. Bazıları ise uçurumun sonunu o kadar fazla merak ediyor ki meraklarına son vermek için kendilerini uçuruma bırakıveriyorlar.

Bana gelirsek, ben uçurumdan ölümüne korksam da bazen bakıyorum o sonsuz boşluğa. Üstünde durduğum toprağın bir pamuk ipliği kadar inceldiğini ve sonra yok olduğunu görüyorum uçurumun ortasında. Hayatımın bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu anlıyorum ve bir gün herkes gibi düşeceğim o uçurumun sonunda ne olduğunu merak ediyorum. Ama kendilerini piramitten aşağı atanlar kadar değil.

Piramitlerinin yıkılıp uçuruma yuvarlandıklarına ve sonra karanlıkta yok olduklarına şahit oldum insanların. Oradan geri dönen olmadı.

Acaba ne var onun sonunda?

Uçurumdan bahsetmek istemeseler de birçok kişiye bu soruyu sordum. Aldığım cevaplar birbirinden oldukça farklıydı. Eğer cevapları kategorize edersem şunlar çıkıyor ortaya: Kimileri uçurumun sonunda harikulade bir bahçe olduğunu düşünüyor. O bahçede mutlu mutlu yaşayacağımızı, her istediğimizin orada karşılanacağını inanıyorlar. Kötü insanların o bahçeye alınmayacağını da ekliyorlar. Ve gün gelip bütün piramitlerin yıkılacağını ve o günün kıyamet diye anılacağını söylüyorlar. Kimileri ise uçurumun sonunda hiçbir şey olmadığını anlattılar. O zifiri karanlığın içinde koskoca bir hiçlik olduğu fikrindeler.

Eğer ki bana sorarsanız uçurumun sonunda ne var diye size şöyle bir cevap veririm: Bilmiyorum. Evet, uçurumun sonunda ne olduğu hakkında en küçük bir fikrim yok. Onun hakkında ne söylersem söyleyeyim bir varsayımdan öteye gidemez. Doğrusunu söylemek gerekirse bazen benim de fikirlerim oluyor ona dair. Ama kendi fikrime kendim bile inanamazken başkalarıyla bunları paylaşmanın ne anlamı var. Benim fikirlerim zaten fazla olan cevap sayısını arttırmaktan ve insanların zihnini bulandırmaktan başka bir işe yaramaz, diye düşünüyorum.

Ve kafamı piramitten aşağı sarkıtıp o zifiri karanlığa doğru bağırıyorum: Bilmiyorum, senin ne olduğunu bilmiyorum. İçinde neler sakladığını bilmiyorum. Var olup olmadığını bile bilmiyorum.

bazen, kendimi. imla: Kurallarının OlmadıĞı; bir cümlede biR soru! işAreti… olarak ..düşlüyoRum?

Sayı: 36, Yayın tarihi: 05/04/2009
MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics