MaviMelek
Hermes Kitap
"Genişlik, boşluk demek değildir; bunun için boş olmak yetseydi, genişliğe sahip olmak sıradan bir şey olurdu." Aforizmalar / Fussli

[Öykü]"Turuncu…" | Umut Demir

Turuncu | Jean Michel Basquiat

"SEVGİLİM OL BE!"

Osman Amca babasının en yakın arkadaşıdır Umut'un. Aile mensuplarının neredeyse hepsi Osman Amcayı tanır, sadece Umut tanımaz. Çünkü Osman Amca bir misafir, misafir ise bir öcüdür Umut'un gözünde. Eve misafir geldiğini sezdiği anda Umut, hantal görüntüsünün altındaki atletik yapıyı ortaya çıkararak bulduğu en yakın deliğe koşar adımlarla gider ve sığınır-saklanır. Hayatta en çok misafirden korkar. Gerçi korkmadığı şey yoktur; sinekten bile korkar ama en çok misafirden korkar.

Umut, o gün her şeyden habersiz bir şekilde, yataktan kalktığı gibi salona yönelir ve uykulu bir şekilde televizyonu açar ve her zaman oturduğu koltuğa çömelir. Bir ses "Lan oğlum üstüme oturdun!" der. Umut korkuyla irkilir. Gözlerini ovuşturarak sesin kaynağına bakar, tanıyamaz… Gözlerini bir daha ovuşturur. Babası "Ulan Osman Amcana hoş geldin desene" der. Misafirin de bir insan olduğu gerçeğine varan Umut korkmanın yersiz olduğunu anlar. Umut, Osman Amcaya "Hoş geldiniz" diyerek yavşamaya başlar. Bu yavşamadan hoşlanan Osman Amca konuyu ona göre evlenme çağı gelen kızından açar ve Umut'u da müstakbel damat adaylarının başında gördüğünü söyler. Genelde alaycı söylemlerde bulunan Osman Amcanın ciddi olup olmadığını anlamak hiç kolay değildir. Ve tereddütte kalan Umut da bunu işine gelir şekilde yorumlar.

Ertesi sabah Umut karga bokunu yemeden Osman Amcayı çaldırır. Onu aramasını bekler. Böyle saatlerce çağrı atıp durur ama Osman Amca aramaz. Telefonun şarjı bitince arama işine ara verir ve telefonu şarja takıp beklemeye başlar. Gözleri kan yumağına dönmüştür. Sabaha kadar uyumamış ve çocuğuna vereceği ismi düşünmüştür. Bir ara içi geçer; uyur. Telefonun sesi ile uyanır. Nihayet Osman Amcanın aklına çağrı atmak gelmiştir. Umut da ona çağrı atar ve bir süre çağrılaşırlar. Sonunda Umut sıkılıp Osman Amcayı arar. Osman Amca ise çocuk çağrı atarken telefonu kapamayı unuttu da böyle uzun uzun çaldırıyor diye düşünüp telefonu açmaz. Bunun böyle olmayacağını anlayan Umut da aramaktan vazgeçer. Osman Amca bir iki çağrı daha atar ama Umut karşılık vermeyince vazgeçer, aramaz. Umut'un bu işin peşini bırakmaya niyeti yoktur.

Ertesi gün Umut, takım elbiseyi üstüne çeker. Bir demet çiçek ve bir paket çikolata ile Osman Amcalara gider, kapıyı çalar. Kapıyı Osman Amca açar ve Umut'u içeri buyur eder. "Hayrola" der Osman Amca. Umut da boynunu bükerek çiçeği uzatır. Osman Amca "Siktir lan benim alerjim var!" diyerek hapşırmaya başlar. Umut'un eli ayağına dolaşır, ne yapacağını şaşırır.
"At lan şunu" der Osman Amca. Umut da alelacele balkondan dışarı atar çiçeği. Dışarıda kafasına çiçek gelen adam küfrederken Umut içeri kaçar.
"Abi kusura bakma parktan topladıydım, bilmiyordum…" der.
"Tamam lan" diyerek sözünü keser Osman Amca. Sonra Umut'un aklına aldığı çikolata gelir ve cebinde dura dura biraz erimiş olan çikolatayı Osman Amcanın eline tutuşturur.
Osman Amca da "Aaa Hobi, en sevdiğimden" der ve ağzına burnuna bulaştırarak çikolatayı yer. Sonra "Geç şuraya otur" der Osman Amca ve bulmaca çözmeye başlar. Osman Amca "Japonların ulusal giysisi, altı harfli…" der.
Umut biraz düşündükten sonra "Peştamal…" diye yanıt verir. Osman Amca sol gözünü kısıp, sağ kaşını da kaldırarak "Peştamal… Peştamal…" diye sayıklamaya başlar. "Lan Umut sen okuyordun demi?" diye sorar Osman Amca.
"He abi okuyorum" diye yanıt verir Umut. "Ulan kafana sıçam ben senin kafana…" der Osman Amca.
Umut da aşağılandığını anlayarak boynunu büker. Osman Amca "Eskiden okullarda uygulanan bir dayak cezası, bu da altı harfli…" der.
Umut da çok yediğinden olsa gerek "falaka" der. Osman Amca gülümseyerek "Hakket lan aferim" der. Umut'un da morali bir nebze olsun düzelir. Böyle bir süre bulmaca çözerler.
Sonra Umut niye geldiğini hatırlar ve konuya ucundan bir giriş yapar. "Abi yenge yok muydu?" diye sorar.
Osman Amca da "Ha yok, kızla beraber sürtüyolar" der. "Yahu Osman Amca bu böyle görmeden-görüşmeden olmaz" der Umut. Osman Amca anlamaz. "Kızını bana vereceksin ya, diyorum ki önce bir görseydim" der Umut.
O Osman Amcanın gülümseyen yüzü birden asılır.Umut da inceden tırsmaya başlar. Osman Amca "Lan oğlum manyak mısın, beni godoş mu belledin?" diyerek Umut'a çıkışır. Umut "Yok abi estağrufurullah mestağfurullah…" dese de Osman Amca hiç tınmaz ve Umut'u kapının önüne koyar-kovar. Bir süre sonra da Osman Amcanın kızının düğün davetiyesi gelir ve Umut'un yüreğine sanki bir bıçak saplanır.

Umut seviyor eller alıyordu. Artık buna dayanamaz. Atağa geçmesi gerektiğini düşünür. Tanıdığı tüm kızları teker teker arayıp, yüz yüze konuşmaları gerektiğini söylemek için, içinde tanıdığı tüm kızların bulunduğu bir liste yapar. İlk olarak ilk göz ağrısı olan Gülten'i arar."Yaşanmış eski günlerin hatırına…" diye başladığı cümleyi Gülten tamamlar. "Umut ben nişanlandım!" der. Listedeki ikinci isme geçer; Aynur. Ama o da telefonu açmaz.

Artık hiç umudu kalmaz Umut'un. Çünkü başka kız tanımıyordur. Kemal'i arar ve Gizem'in neler yaptığını sorar. Kemal "Hadi lan dalga mı geçiyon Gizem de kim lan!" der ve telefonu yüzüne kapatır Umut' un. Umut, Kemal'in Gizem'i tanımadığına elbette inanmaz. Çünkü Gizem'in Umut'u sevdiğini Kemal söylemiştir ona. Kemal'i bir daha arar. Şaka yaptığını, önemli bir iş için kendisi ile konuşması gerektiğini söyler. Kemal de bir saat sonra geleceğini söyler ve iki saat sonra gelir. Umut "Parka gidelim orada konuşuruz" der. Parka doğru yürümeye başlarlar. Saf Kemal oltaya gelmiştir. Oysa parkta Umut'un arkadaşlarının onu dövmek için beklediklerini bilse gelir mi hiç? Parka varılır.Umut'un önceden belirlediği banka oturulur. Kemal "Anlat bakalım neymiş bu önemli şey?" diye sorar. Umut da biraz beklemesini, elbet anlatacağını belirten bir bakış atar. Kemal anlamaz "Ne yapıyon lan?" der. Umut aynı bakışı tekrarlar. Kemal yine anlamaz. Umut da "Tamam bekle anlatacam ama önce bir telefon etmem gerek" der. Arkadaşlarını tek tek arayıp niye gelmediklerini sorar Umut. Birisinin annesi ev hapsi vermiş, birinin babası gelmiş o yüzden çıkamıyormuş, diğer yedi kişinin de halı saha maçı varmış ona gidiyorlarmış. Umut hepsine küfreder içinden. İş başa düşer. Kemal'in yanına gidip "Gizem benim oğlum kimseye kaptırmam" deyip girişir Kemal'e. Ama Kemal'deki kuvvet ve teknik Umut'ta mevcut olmadığından, Kemal bunun ağzını burnunu dağıtır. Umut ağlayarak kaçar: Ha bir de Kemal'e küfreder kaçarken.

Umut yolda oturmuş ağlarken turuncular içinde bir kız gelir. "Yazık yahu kim yaptı bunu?" der kız acıyarak. Umut da bakar kız güzel, ağlamayı keser ve kızın söylediğiyle alakasız bir cümle sarf ederek şöyle der: "Sevgilim ol be!"
Umut'un sol gözü şiştiği için kızın yanında duran sevgilisini görmemiştir. Bir de o döver Umut'u…

Sayı: 26, Yayın tarihi: 30/05/2008

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics