MaviMelek
Hermes Kitap
"Önemli olan en yüksek ve en düşük noktalardır, diğer bütün noktalar ise yalnızca 'arada'." Jim Morrison

[Çizgi Roman]"Tenten'in Maceraları" - Hikmet Temel Akarsu*Tenten

"SERBEST GAZETECİNİN SERGÜZEŞTİ: TENTEN..." Mavi Lotus

Tenten Kongo'da, Tenten Amerika'da, Firavun'un Puroları, Mavi Lotus, Kırık Kulak, Kara Ada, Ottokar'ın Asası, Altın Kıskaçlı Yengeç, Esrarengiz Yıldız, Tekboynuz'un Esrarı, Kızıl Korsan'ın Hazinesi, 7 Kristal Küre, Güneş Mabedi, Kara Altın Diyarında, Hedef Ay, Ay'a Ayak Basıldı, Turnösol Olayı, Ambardaki Kömür, Tenten Tibet'te, Kastafiore'nin Mücevherleri, Sydney'e 714 Sefer Sayılı Uçuş, Tenten ve Pikarolar, Tenten Rusya'da, Tenten ve ABC

Frankofon çizgi roman geleneğinin en önemli temsilcisi Tenten'in yirmi dört ciltlik sergüzeşti İnkılap Yayınları arasında çıkmaya başladı. Halihazırda yedi Tentenalbüm çıkmış bulunuyor. (Yayınevi yetkililerinin belirttiğine göre, bundan sonra her ay bir albüm çıkarılacakmış.)

Yarım yüzyıllık mazisiyle Tenten hâlâ varolmaya, ilgiyle okunmaya devam etmekte. Peki de neden? Bu flu hatlı serbest gazeteciyi ilginç ve okunur kılan kılan ne? Tenten'in modası neden geçmemekte? Neden tekrar tekrar basımları yapılmakta? Yaşamım boyunca pek çok farklı yayınevinden çıkmış Tenten'leri büyük zevkle okudum. Yapı Kredi Yayınları ile başlayan edisyonun ardından Tenten hakkında daha ciddi düşünmeye başladım. Bazı entelektüel ya da Tenten and Miluedebiyatçı yayınevlerinin konu edindiği çizgi roman karakterleri her zaman ilgimi çekmiştir. Oğlak'ın Tex'i ve Martin Mystere'i, Parantez'in Ken Parker'ı, Arka Bahçe'nin Batman'i, Lal'in Conan'ı, Remzi'nin Asterix'i, İnkılap'ın Lucky Luke'u gibi. Bu ilgi çoğu zaman da boşa çıkmamıştır. Çünkü edebiyatçı bir yayınevi bir çizgi romanla ilgileniyorsa olasılıkla işin içinde bir iş vardır. Bu önyargı her koşulda kullanılabilecek bir pusuladır.

Söz konusu değerlendirmeler kuşkusuz Tenten için de geçerlidir. Elimdeki İnkılap kopyalarının künye sayfalarında “copyright” tarihi olarak 1946'ya kadar uzanan tarihler geçiyor. Demek ki Tenten yarım yüzyılı geçen mazisi ile artık çizgi romanın klasikleri arasına girmeyi başarmış bir eser.

TentenTenten tıpkı İngiliz James Bond ve Amerikalı Indiana Jones gibi bir Soğuk Savaş figürüdür. Tenten'in Tentendiğerlerinden farkı Frankofon, yani kıta Avrupası'nın kültürel kodlarıyla davranan bir şahsiyet olmasıdır. Köken Belçika'dır. Ama biz onu Fransız sayabiliriz. Hani şu Avrupa'nın ağası olup AB üyeliği noktasında Türkiye'ye kök söktüren “loser”(!) emperyalist ülke...

Tenten, tıpkı James Bond gibi, sürekli beynelmilel görevlere gönderilir. Ama o, James Bond gibi ajan değil, bir serbest gazetecidir. Genç, iyi niyetli, naif bir entelektüeldir. Tenten'i göreve kim gönderir, neden gönderir, hangi mekanizma bunu devreye sokar, bunu derinlemesine bilemeyiz ama bir süre sonra kendimizi egzotik ülkeleri fon alan bir sergüzeştin içinde buluruz. Olay “global” bir seyrüsefere dönüşürken “serbest gazetecimiz” gazetecilik dışında her şeyle uğraşan bir monden kahramana dönüşür.

Tenten ve MiluTarkan'ın Kurt'u gibi, Tenten'in de ekürisi bir köpektir. Tenten'in ekürisi Milu, insanlar gibi konuşabilir, sevebilir, plan yapabilir ve uygulamaya sokabilir. Komple bir şahsiyettir. Eşzamanlı olarak bu muhteşem ikiliyi Dupont & Dupond soyadlarını taşıyan iki gizli servis polisi takip edip durur. Bu ajanlar ikizlerdir ve birer su damlası kadar birbirlerine benzerler. İlginç olan şu ki, Tenten'i tutuklamak ya da alıkoymak için takip ederler ama hep onu koruyan ve kollayan bir davranış sistemleri vardır. Yani, devletle, kullanılan gazetecinin ilişkisine benzer, aşk ve nefret durumlarını hatıra getiren bir şeyler vardır bu ilişkide. Zaten genelde, birbirlerine yardım ederler.

TentenTenten temiz aile çocuğu, hatta hanım evladıdır. Steril ve naif bir kişiliktir. Dayandığı hiçbir güç yoktur ve bağımsız çalışır. Buna rağmen bulaştığı olaylarda sık sık suçlu konumuna sürüklenir. Bir yandan masumiyetini kanıtlamaya çabalarken, diğer yandan da gerçek suçluları ortaya çıkaracak argümanları araştırır. Bunları yaparken sergilediği beceri, cesaret ve yaratıcılık ancak kontenjansla açıklanabilecek kadar abartılıdır. Tenten serüvenlerinde senarist, kahramanın bir başarısında inandırıcılık efekti yaratmak için çırpınmaya gerek duymaz. Avrupalı bir temiz aile çocuğunun başarması zaten doğaldır. O yüzden sadece egzotik ülkedeki sefil kötülerin kepazeliğini izlemekle yetinmelidir okur. Tenten, Kongo'ya, Amerika'ya, Uzakdoğu'ya, Firavun Mezarlarına, Tibet'e, Avustralya'ya, ıssız adalara ve hatta Ay'a düşebilir. Hepsine götüreceği kişilik aynıdır. Naif ve cesur. Akılcı ve temiz. Steril ve mağdur. Tıpkı 19. yüzyıl'da misyondaki atalarının hissettiği gibi hisseder Tenten. O, sahiptir. Efendidir. 20. yüzyıl geldiğinde bir serbest gazeteci olarak çalışıyorsa da o hâlâ efendidir. Efendiler dokunulmazlardır. Ayrıcalıklılardır. Bir köpeğin kuyruğuna basıldı diye yüz tane antilopu vurabilirler ama bu vahşetten sayılmaz. Tenten adam vurabilir ama bu öldürmekten sayılmaz. Ama Tenten'in kılına dokunulsa bu trajik bir felakettir. Tenten yirmi tane Kızılderili öldürebilir. Bunlara cinayet denemez. Normaldir. Ama köpeği Milu suya düşüp ıslandıysa bu büyük üzüntü kaynağıdır.

Tenten'in davranışları incelendiğinde kıta Avrupası'nın davranış kalıplarını yansıtan bir kişilik yapısı ortaya çıkar. Tenten “sahip”lerin ahlakını temsil eder. O yüzden de kutsal bakireyi alegorize eden kişilik özellikleri taşır. Tenten aseksüeldir. Aşık olmaz. Dahası çizgi romanda kadınlar yok gibidir. Tenten flu bir güneş topu gibi çizilir. Tenten acıkmaz, ihtiyaç duymaz, bavul taşımaz, para kazanmaz hatta gazetecilik bile yapmaz. Ama sık sık tongaya düşürülür. Bunu yapanlar da geri kalmış egzotik ülkenin gaddar yöneticileri, vahşi mafyaları ya da düpedüz ilkel insanlarıdır. Üçüncü dünyayı Nobel ödüllü “İndian” yazar Naipul gibi görür Tenten. Üçüncü dünyanın süfli ve ahmak insanları, her zaman olduğu gibi yine akıl almaz bir ilkellik, aymazlık ve kötülük içindedirler... Aptal ve kirlidirler. Rezil ve aşağılıktırlar. İnanılmaz kötülükler yapmaktadırlar. Ama çocuk görünümlü, ahlaklı, yalnız bir Avrupalı gazeteci bile sırf iyi kalpli olduğu için hepsinin hakkından gelebilir.

TentenTenten'in, ideolojik olarak Katolik düşünsel algısını çizgi romanlaştırdığını iddia etmek abartı sayılmamalıdır. Tenten'in serüvenlerinde hep mağdur ve haklı olması ve iyilik saikiyle hareket edip kazanması oldukça İsevi bir konsept oluşturmaktadır. Tüm bu nedenlerden dolayı Frankofon çizgi romanının, Japon mangaları, İtalyan spagetti westernleri, İtalyan amazonikleri (Serpieri & Manara), Amerikan heavy-metal'leri, fantastik, cyberpunk ve kara çizgi romanları ekolünden oldukça geri olduğu söylenebilir.

Ama Tenten çizgi romanı, bu kıyaslama içinde değil, yazımızın girişinde değindiğimiz, başka disiplinlerin (sinema) karakterleri olan James Bond ve Indiana Jones bağlamında değerlendirilmeye elverişlidir. Bu bağlamda baktığımızda, Tenten çizgi romanı oldukça betimleyicidir. Tenten, Soğuk Savaş'ın maiyette savaşçısı ve ezik cephe ülkesi Avrupa'nın sinikliğini ve hüznünü yansıtır. Sinikliğin erdeme dönüştürülmesi için, yaşlı kıtaya umut aşılamanın manivelası olarak ele alınan Tenten çok sevilmiştir. Aynı zamanda Tenten muhafazakar yaşlı kıtanın avangard sanat içinde ben de varım derken “asalet budalası” kültürel kodlarını soyunamamasının ironisini de bağrında taşır.

Tenten Kongo'daYaşlı kıta Avrupa, Tenten'de kendini bulmuştur. Eski görkemli kolonyalist yılların zenginliğinin ve azametinin gitgide eridiği asri zamanlarda, gelecek karanlık yılları düşünmemek adına naif ve temiz Tenten'e sarılmıştır. Tenten'de teselliyi bulmuştur. Bu, gelecekte, olasılıkla, hüzünlü bir “loser” konsepti oluşturacaktır. Herkesin bildiği gibi Avrupa 21. yüzyıl'ın kaybedeni olmaya en büyük adaylardan biridir. Bunun nedeni, hayata, olaylara ve dünyaya Tenten gibi bakmasıdır.

O yüzden, Tenten'in ruh halini ve edimlerini anlamak her Avrupalı için çok önemlidir.

Bu kaybetmeye aday eküriye katılmaya can atan Türkiye'nin de tatlı çizgi roman kahramanı Avrupalı Tenten'in sergüzeştini şimdiden hatim etmesinde sayısız yararlar vardır.

Başa dön


Çizgi Roman

Hikmet Temel Akarsu - "Edebiyatın Buzkıranı: Çizgi Roman..."

Hikmet Temel Akarsu - "İngsos Sanık Sandalyesinde: V For Vendetta"

Hikmet Temel Akarsu - "The Hedge Knight (Gezgin Şövalye)"

Hikmet Temel Akarsu - "Ultimates / İntikamcılar"

Hikmet Temel Akarsu - "Kabuslar Lordu Karabasan..."

Hikmet Temel Akarsu - "Ölümsüzler Panayırı - Enki Bilal Olayı"

Hikmet Temel Akarsu - "Venedikli Üstat Milo Manara"

Hikmet Temel Akarsu - "Ken Parker"

Hikmet Temel Akarsu - "Yüksek Burjuvanın ‘Requiem'i: Batman...ŞŞŞŞ!"

Hikmet Temel Akarsu - "Wolverine"

Hikmet Temel Akarsu - "Tenten'in Maceraları"

Hikmet Temel Akarsu - "Kimmeryalı Barbarın Dönüşü: Conan"

Hikmet Temel Akarsu - "Günah Şehri" (Sin City) - Buruk Veda

Hikmet Temel Akarsu - "Rüyalar Lordu Sandman"

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler   ©2007 MaviMelek            website metrics