MaviMelek
"İnsanın rahatsız bir yanı olmalı, pis bir yanı. Yaşamaya güzel bir yerden bakabilir o vakit." - Bunaltı / Demir Özlü

[Öykü]"Su" | Mehmet Murat Taylan

Su | Gulsara Tchercheeva

"DEVAM ETMELİYİZ YOLUMUZA"

Toprağın üstüne düştü ilk damlan, henüz bedenin şekillenmemişti. O ilk damla seni var etmek için yol aldı zor geçilen toprak katmanlarından. Ama yılmadı ilerledi. Bir ağaç kökü senin damlanı emmek istedi kendi hayatını devam ettirebilmek için. Damla direndi, emdirmedi kendini ağacın köküne, küçük varlığını geri çekti çekebildiği kadar. Arkasından kendisini takip edenler olacağını biliyordu, sıyrılıp aktı, daha derinlere. Toprakta bir yol açmıştı kendi ebadında, bedeninden beklenmeyecek ölçüde güçlüydü, dirayetliydi, en sonunda geldi bir kayanın oyuğuna dayandı. Çok geçmedi bir başka damla neredeyse aynı yoldan ilerleyip hemen yanı başına düştü. İlk damla sevindi bir arkadaşı olduğuna. Toprağın onları emip tekrar yukarı çıkarmasını bekleyeceklerdi… orada bir başlarına… o zorlu yolculuklarını anlattılar birbirlerine.

“Sence,” dedi ilk düşen.
“Sence başka gelenler olur mu?”
“Olur,” dedi sonra gelen.
“Biliyorsun milyarlarcaydık yukarıda, sadece ikimiz kalmış olamayız.”

Beklediler, tanımadıkları bu yerde, seni var edeceklerini bilmeden saniyelerce beklediler.
(Onlar için saniyeler çok uzun zaman dilimleriydi.) Ve tombul bir damla ikinci gelenin üstüne düştü. Birleştiler. Oldukça büyük bir damla oldular.

Son düşen, “Ağaç,” dedi.
“Bir ağaç beni emmek istedi.”
Sesi telaşlı ve korkmuştu.
“Zor kurtuldum.”

İlk gelen ise, daha önce gelmiş olmanın verdiği kibirle, “Biliyorum, beni de emmek istedi, ama kendimi kurtarmam zor olmadı,” dedi.  

Zamanla birçok damlanın birleşmesinden oluşan küçük bir gölet oluşturmuşlardı. Kaya rahatsız oldu bundan. Akmalarını söyledi sırtından.
Damlalar hep bir ağızdan, “Ama nereye gideriz? Daha öteleri karanlık,” dediler.
Kaya şimdilik onlardan güçlüydü.
“Gitmeniz gerek, sizin geldiğiniz gibi gelen çok olacaktır, hepinizi taşıyamam sırtımda.”
Sessizlik oldu, damlalar kendi aralarında mırıldandılar, ilk gelen söz aldı.
“Şuradan, kayanın damarından aşağı süzülebiliriz. Belki bizi bekleyen daha iyi bir yer vardır.”
“Ama,” dedi ürkek bir damla.
“Ya daha kötü bir yere düşersek, ya toprak bizi zamanından önce emmeye kalkarsa.”
İlk gelen sesinin tonunu sertleştirdi.
“Yapacak bir şey yok, buraya geldiğimiz gibi devam etmeliyiz yolumuza.”

Bu arada aralarına yeni damlalar katılmıştı. Henüz daha önce gelenlerin ne hakkında konuştuklarını anlamamışlardı ve seslerini çıkarmadılar. İlk gelen ilerledi aktı kayanın damarından aşağı. Diğerleri zaten ona bağlıydılar. İnce bir su çizgisi kayanın kenarından aşağı süzüldü.

Geçtikleri yoldan ve daha başka binlerce yoldan günlerce onları takip eden damlalar akıp derinlerde birleştiler. Sonunda seni oluşturmayı başardılar. Artık onlar güçsüz tek bir damla değil, toprağı yarıp çıkan, kayaları yerinden söken ve ulaştıkları her yere hayat veren inanılmaz bir güç olmuşlardı. Sen içindeki enerjiyi daha fazla tutamadın, derinlerden kendine hiçbir engel tanımadan yol açıp yarattığın yarıklardan fışkırdın. Seni ilk karşılayan sımsıcak gülümsemesiyle Güneş oldu.

~~~
Sayı: 50, Yayın tarihi: 07/04/2011
MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics