MaviMelek
"Dünyayı bütünüyle elimde tutabileceğim duygusu artıyor. En değişik kişilerin ben'liğini elimde tutabileceğim duygusu…" - Gece / Bilge Karasu

[Öykü] "Rama'da Herkesin Unuttuğu Bir Hikâyenin Yeniden Doğuşudur" | Ahmet Büke

Rama'da Herkesin Unuttuğu Bir Hikâyenin Yeniden Doğuşudur | KaraÇizme

"ÇAVLANDA BİR DAL KIRIĞIYIZ"

Otel odasında yalnız bir sinek uçuyor. Herkese göre anlamsız ama onun hayatını kurtaracak bozuk daireler, çaprazlar, kırıklar çiziyor.

Durdu. Dondu öylece havada. İki kanadı açık, ayaklarıyla ileriye hamle yaparken kalıverdi.

Örtüyü çekip attım üzerimden. Konsolun üzerindeki gözlüğümü aldım. Çamaşırımı arayıp buldum. Tuvalete yürüdüm.

O hâlâ aynı yerde. Etrafındaki hava da hafif süte kesmiş, ağır kımıltılarla koyulaşmaya başlamış.

Aynada izledim kendimi.

Çok güzelim.

Çok güzelsin. Saçlarından ayrılanlar, o kara sürüden bir anda koşup uçuşarak sol omzuna yayılmışlar. Güneş batarken ya da doğarken ama en çok ay tam tepede kınalı tepsisini açmışken, birden buna karar vermişler ve arkalarında nemli topuklarını bırakarak oraya yerleşmişler. Fakat hepimiz daha da aşağılarını seviyoruz. Tepelerini ve siyah uçurumlarını.

Örtüyü çekip atıyorum üzerimden. Ne kadar erken uyanmışsın. Gözlüksüz duşa bile giremiyorsun, bunu biliyorum.

Ilık su ikimize de iyi gelecek şimdi. Saçlarımı sabunlar mısın?

-Rama'da iki kadın militan elleri üzerinde böyle başladılar sabaha-

Dünya yarıklar içinde, sis yükseliyor yoksul sokaklardan ve kimsenin bilmediği -artık unuttuğu- bir orman patikasında arka ayağı hafif aksayan bir geyik karanfil saplarını yiyerek dolaşıyor. Çocuklar var sonra, onlar dünyayı büyüklerin unuttuğu bir bakış açısından izliyor. Aşağıdan yukarıya bakınca bütün duvarlar daha yüksek, bütün acılar daha küçük görünüyor.

-İki kadın, en çok aynada bakarken sevdiler birbirlerini-

Havluyu alınca yüzünü ekşittin her zamanki gibi.

“Amma ıslatıyorsun bunu. Bir avuçluk yer bıraksan da ben de saçlarımı kurutsam.”

Yine gözlerini açıp baktı bana. Önce şaşırıp sonra gülüyor bu kadın. Çok güzel.

-Rama'nın en kötü otellerinden birisi. Ama güvenli-

Yatağın altından sırt çantalarını çektiler. Kırmızı eşarba sarılı silahlarını temizlediler uzun uzun.

Öpüştüler.

Islaklık insanın en bildik kokusudur. Atomlarımız karışır birbirine. Çavlanda bir dal kırığıyız birbirimizin.

Sarılıp ayrıldılar.

Kapı kapandığı anda sinek etrafındaki kıvamdan kurtulup yine uçmaya başladı. Sonra cama konup Rama'nın en uzun caddesine çıkan sokağı izledi.

İki kadın kaldırımın iki yanında, silah seslerinin doğduğu ve hepimiz kadar eski bir barikata doğru yürüdü.

Hepimiz

          aylı

                  geceleri

                                severiz dostlarım.

~~~
Sayı: 46, Yayın tarihi: 04/05/2010
MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics