MaviMelek Edebiyat
"Hayır benim hayatım sönmüş başladı. Doğrusu; ben yıpranmış bir elbise gibiyim; sebebi de ne iklim, ne de iş yorgunluğu." Oblomov / Gonçarov

[Gökçeyazın]"Oblomov - Ivan Gonçarov" | Ayşegül Demirhan

Oblomov | Ivan Gonçarov

"HERKES OBLOMOV OLAMAZ"

Hayatın yüzeysel olan kısmının işlendiği "olay" romanlarını aslında bırakalı çok olmasa da, konuşmayalı, adlarını bile hatırlamayalı sanki çok olmuş gibi geliyor ki bu roman alanını değiştiren kişilerin sezebileceği bir kuvvettir, bir uzaklaşma sürecidir. Bu durumda günün anlatıldığı "yaşanılan zaman"ı bir ağaca benzetmek lazım gelirse, yaprakları o ağaçtan seçen romanlar, Reşat Nuri'den Halide Edip'e kadar, yaşadığını ya da emin gözlemlerini yazanları okumayalı; romana başka bir boyut kazandırmış ve durumların, geleceğin akışını olan durumu anlatarak "bak nasıl da baş etken" diyen kitapları belki bırakalı, belki üzerini örteli çok oldu… (bak. Saatleri Ayarlama Enstitüsü)
Fakat son zamanlarda çağını anlatarak, geleceğe ışık tutarak, neden vererek ve en önemlisi somut olayları akıcı bir dille soyuta ve iç dünyaya bağlayarak okuyabildiğim en gerçek romandı Oblomov. Herkes yapardı bu espriyi günlük hayatta, belki bir arkadaşınız arar, "Hadi bu hafta şuraya gidelim." der. "Ah gelemem, şöyleydi böyleydi." dersin. Hafta sonunu dinlenmeye ayıracağını söylersin. "Seni Oblomov seni!.." diye bir tepki gelir.
Evine kapanıp yatağında kitap okumak istersin halbuki.

Oblomovluk ve sen, siz var ya siz vb… Ki en son bu tabire (bak. Oblomovluk) bir arkadaşımı mahkûm ettiğim için yazmak istedim bu satırları… Bu noktada büyük bir "ama" ile devam etmem gerekiyor: Oblomovluk kolay değil, herkes Oblomov olamaz, her tembel Oblomov olsaydı dünya sevgi ve dürüstlüğün ani değişimiyle boyut bile değiştirebilirdi… Abarttığımı düşünüyorsanız en rahat olmak istediğiniz zamanları, belki sabahın en erken saatlerinde kalktığınızda alarmı beş dakika daha ertelediğiniz, belki çok güzel bir filmi ayaklarınız küçük koltukta vücudunuz büyük koltukta serili seyrederken ve hayatın hiçbir ayrıntısı sizi ilgilendirmezkenki o düşsel anları düşünün, okurken Oblomov'u… Aslında kitabı özetledim ama meraklısına biraz da akademik tanıtımını yapalım…
Rusya'ya derebeylik sistemi daha geç girdi ve daha geç yıkıldı. Almanya gibi… Bu açıdan 19. yy yapıtın yazılma olarak da yaşanma olarak da yılıdır. Bu noktada tek soru var; nedir bu Oblomovluk? İşte cevabı olay romanı okumama nedenidir, Oblomov olmayanların Oblomovların hayatına "olay romanı" gibi yüzeysel bakmasıdır. Oblomov mutludur, çünkü uşağı çıkarır ayakkabılarını, o kaşır sırtını, derebeyliğin çocuğudur Oblomov, toprağı vardır ama gidip göremez. İlgilenemez, zira yorucudur. Siz hiç bilir misiniz, bir haftalık memlekete yolculuk ne ıstıraplar gerektirir, ya arabada ayaklarınız şişerse? Kim çıkarır ayakkabılarınızı da ayaklarınızı koltuğa doğru uzatmanıza yardımcı olur?
İşte böyle şeyler Oblomovluk'un esprilere konu oluşudur. Gene büyük bir "ama" ile Oblomovluk'un bundan ibaret olmadığını söylemem gerek… Saflık, tertemiz yürek ve ev kadınlarının çalışan beyaz kollarını görmenin huzuru, seni düşünen birilerinin olmasının verdiği ayakları uzatarak tütün içme keyfi, aslında hayatı bu kadarla algılamak istemenin verdiği çocukça saflık…
Oblomov, okuyunuz, olunuz ama üşengeç bir Oblomov olmak için yaşlanmayı bekleyiniz, diye bitirelim öyleyse satırları.

Oblomov
Ivan Gonçarov
Türkçesi: Sabahattin Eyüboğlu, Erol Güney

Sayı: 35, Yayın tarihi: 24/02/2009

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics