MaviMelek
Hermes Kitap
"Yaşayışımı hissediyor musun / Çevrende / Belli belirsiz uzak bir sınır gibi?" Dinle / Else Lasker-Schüler

[Gökçeyazın]"Mavi Melek / Profesör Unrat" | Esin Coşkun*

Mavi Melek / Profesör Unrat

"FEMME FATALE DENİLİNCE"

“Mavi Melek" dendiğinde kuşkusuz çoğumuzun aklına Marlene Dietrich gelir. Ne filmde başrolü paylaşan Alman sinemasının diğer büyük oyuncusu Emil Jannings, ne deneysel sinemanın önemli yönetmenlerinden biri olan Josef von Sternberg ve ne de hem senaryo yazarı, hem de kitabın yazarı olan Heinrich Mann. Gerçekten de Marlene Dietrich "Mavi Melek"te canlandırdığı Lola karakteriyle sinemanın ilk dönemlerindeki en seksi kadın olarak sinema tarihine geçtiği gibi, film de daha çok Marlene Dietrich ile birlikte anılır olmuştur. Ama sinemayı ve edebiyatı yakından takip eden kimseler filmin esas gücünün senaryo yazarı ve elbette kitabın da yazarı olan Heinrich Mann'dan geldiğini bilir. Her ne kadar başkalarının gölgesinde kalmak Heinrich Mann'ın kaderiymiş gibi görünse de.

Gerçekten de Heinrich Mann her daim kendisi gibi bir yazar olan kardeşi Thomas Mann'ın gölgesinde kalmış görünüyor. Kişilikleri bakımından olduğu kadar siyasi ve edebi tercihleri açısından da birbirlerinden oldukça farklı olan Mann kardeşler tam da bu zıtlıklarıyla bize Alman edebiyatına ve Alman toplumuna, siyasi yaşamına farklı açılardan bakma şansı sunuyor. Özellikle de Alman faşizminin yükselişe geçmesiyle birlikte Heinrich Mann komünizme kayarken, Thomas Mann'ın Alman nasyonalizmini desteklediği düşünülürse. Ancak her ikisinde de açıkça belli olan ortak bir nokta vardır: Alman burjuvazisinin çöküşünü ve toplumdaki yozlaşmayı doğru algılayıp eserlerinde yansıtmaları.

Thomas Mann, ilk romanı "Buddenbrook Ailesi"nde Lübeckli bir tüccar ailesinin çöküşünü birkaç kuşak boyunca anlatırken Alman burjuvazisi ve toplumundaki yozlaşmaya ve çöküşe vurgu yapıyordu. Aynı şekilde Heinrich Mann'ın "Tembeller Ülkesinde" başta olmak üzere ilk eserlerinden itibaren 2. Wilhelm döneminin otoriter toplum yapısını sert bir şekilde eleştirdiğini ve Alman burjuvazisi arasındaki yozlaşmaya dikkat çektiğini görürüz. Bu anlamda devleşen ve ona asıl ününü getiren romanı ise 1905 yılında yayımlanan "Profesör Unrat"tır. Ancak romanın ve elbette yazarının dünya çapında ün kazanması 1930 yılında romanın "Mavi Melek" adıyla sinemaya uyarlanmasından sonra olacaktır.Mavi Melek

"Mavi Melek", bir lise öğretmeni olan Profesör Raat, öğrencilerin taktığı isimle Profesör Unrat (Çöp) ve öğrencileri arasındaki ilişkiyi ele alır. Profesör Unrat, Heinrich Mann'ın çizdiği haliyle, tam bir diktatördür ve ona göre öğrencilerin her hatalı, yanlış ya da kuşkulu hareketi otoriteye bir başkaldırıdır ve otoriteye başkaldırı, Unrat'ın anladığı şekliyle, sınıfta onun iradesine, otoritesine karşı başkaldırıdır. Ve Unrat'a göre tüm öğrenciler isyankardır. Bu yüzden de hepsinin bir şekilde enselenerek gerekli cezaları görmesi ve bu şekilde otoriteye (dolayısıyla Unrat'a) karşı olan tehdidin önlenmesi gerekir. Ama ne var ki Unrat, arkasından "Havada çöp kokusu var!" diye bağırarak onu aşağılayan öğrencileri, hatta öğretmenleri bir türlü enseleyemez. Ta ki öğrencilerinden Kont Ertzum'u suçüstü yakalayana kadar!

Heinrich Mann, Profesör Unrat ile öğrencilerinden Lohmann, von Ertzum ve Kieselack arasında garip bir ilişki yaratır. Ezik, saplantılı, içine kapanık bir karakter olan Unrat, özellikle bu üç öğrenciye, ama en çok da Lohmann'a takmıştır; çünkü Lohmann diğerlerinin aksine onun takma adını söylememek gibi Unrat'ın daha da aşağılayıcı bulduğu bir küstahlık yapmaktadır. Bu yüzden de Unrat, bu üç öğrenciyi, ama özellikle de Lohmann'ı "enselemek" için onların peşine düşer. Bu iz sürme Unrat'ın Mavi Melek adlı bir barda kendisini sanatçı Rosa Fröhlich'in yanında bulmasıyla ayrı bir yön kazanır. Çünkü Unrat hayatında ilk defa olarak bir kadına aşık olacak ve ona duyduğu garip tutku, kıskançlık ve başta Lohmann olmak üzere tüm öğrencilere duyduğu nefret gibi duygular arasında gidip gelirken tüm öğrencilerinden, yani şehirdeki herkesten öç almaya girişecektir. Mavi Melek

Heinrich Mann "Profesör Unrat"ta aynı zamanda edebiyat tarihinin önemli femme fatale'lerinden birini yaratır. Mavi Melek'in Rosa Fröhlich'inin elinde ezik bir lise hocası bir sosyete figürüne dönüşürken, aynı zamanda Unrat'ın elinde bu üçüncü sınıf şarkıcı sosyetenin en çok aranan, en çok istenen, özenilen kadını haline gelecektir. Sosyetenin tüm erkeklerini elinde oynatan bu kadın, ayırt etmeden hepsinin felaketine yol açacaktır. Lise öğrencilerinden öğretmenlere, papazlardan tüccarlara, subaylardan kontlara ve tüm yüksek rütbeli kişilere kadar.

Heinrich Mann "Profesör Unrat"ta çok aykırı ve abartılı karakterler yaratmış gibi gözükse de, aslında kitaptaki karakterler oldukça gerçekçidir. Gerek Profesör Unrat, gerek Rosa Fröhlich, gerekse kitaptaki diğer karakterler Alman toplumunun içinden çıkmıştır. Otoriteye olan tutkusu ve insanlara karşı duyduğu hınçla Unrat öç alma hırsı içinde kendisiyle birlikte Rosa'yı ve şehrin tüm kalburüstü insanlarını felakete doğru sürüklerken, Heinrich Mann çizdiği bu tiplemeyle nefretin ve öç alma hırsının bir insana, hatta tüm topluma neler yapabileceğini mükemmel bir şekilde tasvir eder.

Kitabın dönemin Almanya'sındaki eğitim sistemine yapılmış sert bir eleştiri olduğu yolundaki yorumlar her ne kadar doğruysa da, Heinrich Mann'ın kitabında 2. Wilhelm'in ve dönemin Almanya'sının küçük çaplı bir portresini çizdiğini söylemek daha doğru olacaktır. Aynı şekilde Profesör Unrat'ın gelen Hitler'in habercisi olduğu da söylenebilir. Nitekim aynı yıllarda Almanya'da ekspresyonizmin (dışavurumculuk) önce resimde, daha sonra ise edebiyat, tiyatro ve sinema alanlarında ortaya çıktığı göz önüne alınırsa Heinrich Mann'ın bu akımın ilk ürünlerini verdiğini söylemek de mümkündür. 1900'lerin başlarından itibaren fantastik ve kötü karakterlerin başrolde olduğu, insanların çeşitli vesilelerle ruhlarını şeytana sattığı eserler Alman edebiyatını, tiyatrosunu ve sinemasını kaplamıştır. Bunlardan en bilinenlerden bir tanesi "Dr. Caligari'nin Muayenehanesi"dir ve film doğrudan Hitler'in habercisi kabul edilir. Diğer yandan ekspresyonizmin içine kapanmış, bunalımdaki Alman insanının ruh halinin bir yansıması olduğu ve bunun sanatta abartılı çizgiler, geometrik ve stilize dekorlar, sert fırça darbeleri, sert kontrastlarla ifadesini bulduğu düşünülürse Profesör Unrat tiplemesindeki abartı daha bir anlam kazanır. Nitekim, Heinrich Mann için yapılan yorumlardan bir tanesi kitaplarının otobiyografik özellikler taşıdığı ve zamana fazla bağlı olduklarıdır.

Mavi Melek / Profesör Unrat
Heinrich Mann
Çeviren: İlknur Özdemir
İthaki Yayınları, 2007, 241 sayfa, 14 Ytl

* Radikal Kitap, 12/10/2007

~~~
Sayı: 13, Yayın tarihi: 24/11/2007
MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2007 MaviMelek            website metrics