MaviMelek
Hermes Kitap
"Önemli olan yalnızca gülüş ve gözyaşıdır." Samuel Beckett

[Gökçeyazın] "Köpek Suratlı Maymun ya da Çek Edebiyatının Muzip Kalemi" | Melek Öztürk

Köpek Suratlı Maymun

"HİCİV SANATININ DORUĞUNDAKİ ÖYKÜLER"

Kafka'nın çağdaşı, Çek edebiyatının muzip yüzü, küçük adam, gezgin anarşist, devrimci ve dahi anti militarist olarak tanıdığımız Yaroslav Haşek'in "Köpek Suratlı Maymun" isimli öykü kitabı, Ülkü Tamer'in nefis Türkçe'siyle yeniden kitapçılarda. Merkez Kitaplar tarafından yayımlanan kitap, Haşek'in binlerce öyküsünden sadece on bir tanesini kapsıyor. Zamanında, Çek gazetelerinde yergiler, şiirler ve öyküler de yazan Haşek'in romancılığı ise "Aslan Asker Şvayk"la doruk noktasındadır.

Çok güçlü bir anti militarist roman olan "Aslan Asker Şvayk"ın ikinci bölümünü tamamlayamadan henüz daha 40 yaşındayken hayata veda eden Çek edebiyatının mizahi yüzü, gazeteci-yazar Yaroslav Haşek, tüm dünyada her ne kadar bu ünlü romanıyla nam salmış olsa da, değerlendirmelerde adı daha az geçen "Köpek Suratlı Maymun" kitabı da onun öykücülüğünün güçlü yanına işaret eden önemli bir kitaptır.

Yalın dili ve akıcı üslûbuyla Haşek, sıradan insanların sıradan dünyaları içinde gelişen küçük, garip, komik ve dahi sıra dışı olaylara odaklandığı öykülerinde, toplumun her türlü absürd davranışını hicveder. Birçoğunda Aziz Nesin'lik birer vakaya tanık olabileceğimiz öyküleri, her okunuşta dudağımızın kenarında usulca yerleşen bir tebessüm eşliğinde bitirilir. Ders vermek, bilgiçlik taslamak, herhangi bir konuda toplumu uyarmak ya da yazarın kendi egolarını topluma mal etmeye çalışması gibi edebiyatın misyonerlik/toplum gerçekçilik/topluma karşı sorumlu olmak yanıyla uzaktan yakından alakası yoktur Haşek'in öykülerinin. Yazım dili, elbette en sıradan insanın bile rahatlıkla anlayabileceği basitlikte ve olaylar genelde sırasıyla gelişir. Sokak kadınları, fahişeler, dilenciler, alkolikler, yan kesiciler, dolandırıcılar, kısacası toplumun genelde alt tabakası vardır öykülerinde. Köylüler, şehirliler, askerler, bürokratlar da kurtulamıyor tabii Haşek'in dilinin kılıç keskinliğinden. Toplumun her kesimi vardır sonuç olarak Haşek'in öykülerinde. Gördüğü, duyduğu, yaşadığı dahil olduğu her katmanı çok ince bir duyarlılıkla ve mizahi bir yaklaşımla yazın dünyasına aktaran Haşek, Doğu Avrupa'nın kırsalından, Diyanisosvari düğün eğlencelerini de anlatır bazen öykülerinde. "Köpek Suratlı Maymun" kitabında yer alan "Miha Gamo'nun Yemini" de örneğin böyle bir öyküdür.

Morayan bölgesinin en zengin çiftçilerinden biri olan Miha Gamo, atlarını satmak üzere gittiği Lubreck'te, atlarını iyi bir fiyata sattıktan sonra, adamlarıyla kaldığı handa gece içkiyi biraz fazla kaçırır ve büyük bir yemin ederek kızını işret aleminde bulunanlardan biriyle evlendirmeye söz verir. Ancak sabah uyandığı gece olan bitenlerin bir kısmını nedense hatırlayamamaktadır. Daha doğrusu bir yere kadar bazı şeyleri hatırlıyor, ama kızını evlendirmeye karar verdiği adamın kim olduğunu bir türlü hatırlayamıyordur. Derken bunun sıkıntısıyla önce hancı Mateo Luçik'i sıkıştırır; fakat hancı da söz verdiği yere kadar olan olayları hatırlamasına rağmen, Miha Gamo'nun kızını evlendirmeye söz verdiği adama gelince tıkanır. Birkaç kişiye daha başvurur bu sorunun cevabını öğrenebilmek için Miha Gamo, ama sonuç sıfırdır. Bu araştırmayı yaparken öte yandan ortalığın çok da ateşlenmesini istememektedir. Sonuçta kızını evlendirmeye söz verdiği adam ipsizin, sapsızın teki de olabilir.

Derken olan bitenden bir süre sonra kızı da haberdar olur Miha Gamo'nun. Ancak babasının söz verdiği adamı hatırlayamaması işine gelir bir yandan da ve derhal komşusu ve âşığı Vlasi Soçibabik ile anlaşıp o gece handaki işret aleminde Miha Gamo'nun söz verdiği kişinin sevgilisi olduğu oyununu oynarlar babasına karşı. O gece Vlasi Soçibabik orada olmamasına rağmen, baba çaresiz bu yalana inanır ve kızını komşusu Filip'in oğluyla evlendirmeye karar verir. Zaten Soçibabik de aslan gibi güçlü, kuvvetli bir delikanlıdır. "Ne iyi etmişim," böyle bir sözü vermekle diye düşünür Miha Gamo.

Düğün gecesi Mateo Luçik'in hanında yenen yemeklerin, içilen şarapların haddi hesabı yoktur. Ateşte koca öküzler çevrilir, dünya kadar pirinç yenir, nefis karacalar mideye indirilir. Çalgılar eşliğinde tüm gece geç saatlere dek dans edilir, neredeyse davetlilerin hepsi düğün yerinde sızıp kalır. Sabah, günün ilk ışıklarıyla düğün yerinde görünen manzara, resmen bir savaş alanını andırmaktadır. Masaların, sandalyelerin üstünde; yerde, otların arasında, ağaçların altında sızıp kalmış köylülerin yerlere saçtığı kırmızı şarapla yıkanmıştır sanki bütün Mora vadisi.

Mora vadisinde bütün bu mutlu olaylar olup biterken ülkenin başka bir yerinde, bir cezaevinde ranzalarına uzanmış beş kişinin sohbetinde ise, Miha Gamo'nun kızını evlendirmeye söz verdiği adamı tanırız bu esnada. Mora vadisinde yaşayan insanların cömertlikleri, misafirperverlikleri, misafirleri uğruna yaptıkları fedakârlıkları söz konusudur bu sohbette. "Hatta buradaki köylüler öyle iyi insanlardır ki, hiç tanımadıkları misafirlerine kızlarını bile sunmaktan çekinmezler," diye anlatır içlerinden biri... Ve anlarız ki, Miha Gamo, içkiyi fazla kaçırdığı o gece handa kızını evlendirmeye söz verdiği adam, serserinin önde gideni bir kanun kaçağıdır… Neyse ki sabah handan ayrılırken jandarma tarafından tutuklanmış ve tekrar kodese tıkılmıştır.

Düğün gecesi, nehir kıyısında konuştuğu dört serseriden öğrenir hancı Mateo Luçik, Miha Gamo'nun kızını evlendirmeye asıl söz verdiği serserinin kimliğini. Ancak konuklarını, bu durumla ilgili ağızlarını sıkı tutmaları konusunda uyararak düğüne davet eder Mateo Luçik, onlar da içkinin, yemeğin, eğlencenin tadını çıkarırlar diğer köylülerle birlikte sabaha kadar eğlenerek.

Gerek "Miha Gamo'nun Yemini" öyküsünde ve gerekse de "Köpek Suratlı Maymun" kitabını oluşturan diğer bütün öykülerinde Yaroslav Haşek, insan hayatının güzel yanlarını gölgeleyebilecek onca kötü/çirkin şeye rağmen, bazen olumlu küçük tesadüfler bazen de tuhaf kazalar, sakarlıklar ve buna benzer olaylarla hayatın kendi içindeki barışık yanına işaret eder; kavganın, kinin, savaşın anlamsızlığına vurgu yapar tüm içtenliğiyle.

1883-1923 yılları arasında yaşamış olan Çek yazar ve gazeteci Haşek'in, oldukça bohem bir yaşayışı vardır gençliğinde. Birçok barın müdavimidir ve hayal gücünün güçlülüğü ile konuşma yeteneği sayesinde bulunduğu ortamlardaki müşterileri eğlendirir genellikle. Birinci Dünya Savaşı'nın patlak verdiği yıllarda ise bu bar konuşmaları giderek kışkırtıcı/anarşist/devrimci bir kimlik kazanmaya başlar ve bu yüzden hapse de girer bir süre için. Birinci Dünya Savaşı'nın tüm şiddetiyle sürdüğü günlerde Rusların Çekoslovakya'yı ve Prag'ı işgal etmeleri üzerine orduya yazılır, fakat Ruslar'a esir düşer. Haşek'in Ruslara esir düştüğü yıllarda, Rusya'da Ekim Devrimi patlak verir ve böylece Haşek de bir sosyalist olarak bir süre sonra Çekoslovakya'ya geri döner.

Genç yaşında ölmeden, hayatının son dönemlerinde "Aslan Asker Şvayk" romanının yazımına yoğunlaşır, kitabın birinci cildi büyük bir ilgi görmesine rağmen Haşek, ikinci cildi tamamlayamaz ve kırk yaşında hayata veda eder.

Roman, öykü ve şiirin yanı sıra tiyatro oyunları da yazan Haşek'in "Köpek Suratlı Maymun" kitabı, külliyatının küçük, ama güçlü bir örneği; neredeyse "imbiğinden damıtılmış" diyebileceğimiz bu öyküler, aynı zamanda Haşek'i keşfetmek için de bir vesile… Birinci Dünya Savaşı'nın tüm vahşetine tanık olmuş bir yazarın cümlelerinde hep yerini koruyan ironik tat, hiciv sanatının doruğundaki mizahi yaklaşım ve savaşın/şiddetin/yıkımın anlamsızlığına dair yapılan güçlü göndermeler, Max Brod'un da yerinde tespitiyle "Haşek'in ileride belki de Cervantes ve Rabelais ile aynı düzeyde tutulmasını" sağlar.

 

Köpek Suratlı Maymun
Yaroslav Haşek
Çeviren: Ülkü Tamer
Merkez Kitaplar, 2007, 111 sayfa, 9 Ytl

melek@mavimelek.com

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2007 MaviMelek            website metrics