MaviMelek
Hermes Kitap
"Öldüğünde, / çekmecemde duran bu göz, / incelikle çıkarılacak, / bir jiletin enginliğine, / Çözülecek gizi / O çarpık retinanın, ağ tabakanın…" Nilgün Marmara

[Hezeyan]Eda Hazal Aksakal

Kilitlendim Kaldım… | Sinan Çakmak

"Kilitlendim Kaldım…"

"BİTTİ SANIRIM…"

Kilitlendim kaldım…
Ne yapacağımı
Nereye gideceğimi bilmiyorum…
Havada asılı kaldım diyebilirim…
Umursamıyorum kendimi…
Kimse de umursamıyor beni.
Nerede olduğumu, nerede durduğumu hiç bilmiyorum…
Artık bir hayatım bile yok…

Bir gizli el geldi ne varsa hepsini dağıttı gitti…
Kalan tek şey boş ve sabit bakışlar.
Çıldırtası bir noktaya getiren karanlık…
Bir sen vardın. Tek sen varsın…
Şimdi bana, elimi uzatıp da tutamadığım ay ışığım kadar uzaksın…

Bazı şeyler asla geri gelmez, biliyorum…
Bu yüzden ağlamıyorum.
Ağlamak istediğimde ise,
Aklıma sana verdiğim söz geliyor, vazgeçiyorum…
Ama artık istesem de ağlayamıyorum… Hayatımda artık kaybedecek bir şeyim kalmayınca, ardından uğruna ağlanacak bir şey de olmuyor…
Kitlendim dedim ya, aynı öyle… Sanki biri geldi ve beni kilitledi. Bütün bu olanlardan sadece kendimi sorumlu tutuyorum ve itiraf ediyorum. Acı çekmek özgürlük demektir…
Bunu bile bile devam ediyorum. Hâlâ neden yaşıyorum bilmiyorum. Bunu yüzlerce defa kendime soruyorum ama sadece yankısını duyuyorum ruhumun. Cevap gelmiyor…
Yaşama amacım da yok şimdi…
Nefes almak iyi geldiği için belki de… Ama bunu söylemek doğru olmuyor. Bu iğrenç yerde aldığım her nefes bir hançer gibi saplanıyor ciğerlerime…
Önce bir sızı yaratıyor. Sonrasında ise, tarifi imkânsız bir korku… Orada bir yerde toplanıyor. Elimi sürünce hissedebiliyorum bu pisliğin ciğerimdeki varlığını. Kilitleniyorum o anda…
Nefes almaya çalışıyorum. Bir şeyler çekiyorum içime. Ama hava
alamıyorum…
Bitti sanırım…
Belki de yaşamıyorum… Artık deli diyorlar bana. Aldırmıyorum… Çünkü deliyim biliyorum. Kabul ediyorum. Kimseye benzemediğim için deliyim.
Yaşadığım için deliyim! Yaşamak büyük delilik!

Aklıma bir an çaresiz aşkım geliyor… Ağlasam mı? Gülsem mi?… Bilemiyorum… Güzel günler miydi onlar yoksa kötü müydü inan hatırlamıyorum. Ya da hatırlamak istemiyorum. Kim bilir…

Bunları yazıyorum… Bir gün gelip de bunları okurken neden bu halde
olduğumuzu anlamak için yazıyorum…
"Kendimi tanıyorum" diyorum ama bazen kestiremiyorum bunu… Öyle noktalar geliyor ki, kilitleniyorum yine. Orada işte ben, ben olmaktan çıkıyorum. Uzaktan kendimi izliyorum. "Bu ben miyim?" diyorum… İçimden evet demek gelmiyor ama benim "evet" ya da "hayır" demem hiçbir şeyi değiştirmiyor…
Değiştirseydi, bu durumda olmazdık…

"Nereden nereye geldim" diyorum…
Sıcak bir yerden geldim. Soğuk bir yere…
Küçük bir yerden, büyük bir yere…
Aydınlıktan. Karanlığa…

Küçük bir çocukken, her şey çok güzeldi… Tek derdim, akşam babam geldiğinde elindeki poşetlerde bana ait ne olduğuydu…
Büyük bir dertti bu… Hayal kırıklığına uğramak vardı sonunda…
Şimdi ise, tek derdim; annemin elinde sunduğu bu hayatın içinde bana ait ne olduğu…
Bana verilen bu hayat benim mi olacak? Yoksa ben mi bu hayatın
olacağım?… Kestiremiyorum…
Benim bir hayatım vardı düne kadar… Hayatım da seninle birlikte beni terk etti…

Çok mu uzun bir yazı oldu bu? Yoksa hissettiklerim mi yazımı bu kadar uzatan? Okuyanlar sıkılacak mı acaba?…
--Umursamıyorum-
Birilerinin keyfi için yazmıyorum bunları… Cümlelerimi kısıtlamıyorum. Kalıplara sokmuyorum…
Bu hayatım için de geçerli… Biri hayatıma girdiğinde "sıkılmasın" diye hiçbir şeyi değiştirmiyorum… Hayatımı kalıplara sokmuyorum!…

Bazı şeyler dıştan göründüğü gibi olmayabilir ama içten göründüğü gibi de olmuyor…
Seni fazla mı büyüttüm içimde? Yoksa sen zaten büyük müydün?…
Bunu da kestiremiyorum…

Klavyem beni çok zorluyor…
"Hayatım" gibi…
Artık bırakmalıyım…
"Hayatım"ı bıraktığım gibi…

Vakit: milattan önce bir yaz akşamı.

Sayı: 27, Yayın tarihi: 26/06/2008

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics