MaviMelek Edebiyat
"Umulmadık bir gün olabilir bugün / Kan var bütün kelimelerin altında" Cemal Süreya

[Gökçeyazın]"Joel Levy - Kayıp Tarihler" | Esin Coşkun

Kayıp Tarihler | Joel Levy

"MİT Mİ, KURGU MU, GERÇEK Mİ!"

“Herkes gizemli hikâyelere bayılır. Bu gizem ne kadar gerçeğe dayanıyorsa –gerçekten var olmuş kişi, yer ya da nesnelere ne kadar ilişkinse- o kadar iyidir. Günümüzde aktarılan gizemin gerçek mi, yoksa yalnızca bir iskambil ev mi; yani yanlış aktarılan gerçeklerin ve somutlaştırılmış hikâyelerin üzerine kurulmuş asılsız spekülasyonlar mı olduğunu bilmek giderek zorlaşmaktadır. Tarih bir bakıma sadece hikâyedir, seçilmiş olayların seçici yorumlarından dokunmuş bir anlatıdır, ama büyük bir bölümü artık hiçbir değeri olmayan sanatsal çalışmalardır. Yolculukta okunan sıradan bir kitap tarzındaki bu tarihin çoğunu 'sahte tarih' ya da en azından 'alternatif tarih' olarak kabul etmek en iyisidir, ama bu da pek görülen bir şey değildir. Tarihçi Kevin McClure'un söylediği gibi, bir 'gerçek tarih' seferberliği gereklidir." (Kayıp Tarihler, s. 11)

Joel Levy'nin Kayıp Tarihler'ini okurken benim de aklıma takılan konular oldu ve aslında bize tarih diye anlatılan çoğu şeyin resmi tarihin bir bölümünü oluşturduğunu, çoğu konudaki bilgilerimizin eksik ya da yanlış olduğunu fark ettim. Tıpkı Joel Levy'nin ifade ettiği gibi artık günümüzde kurgu, mit ve gerçek o kadar iç içe geçmiş ki neyin gerçek, neyin mit ya da kurgu olduğunu ayırt etmekte biz de zorluk çekiyoruz ve romanlarda, filmlerde, dizilerde anlatılan şeyleri gerçek zannedip peşine düşüyoruz. Elbette çoğu kurgu eser, yani roman, hikâye, film ve benzerleri geçek hayattan beslenir, ama bunları olduğu gibi gerçek kabul etmek doğru bir yaklaşım değildir. Nihayetinde edebiyat, sinema, resim, müzik gibi sanatlar gerçeklerden olduğu kadar kişinin duygu ve düşüncelerinden de beslenirler ve bunları tamamen gerçek olgular olarak düşünmek yanıltıcıdır. Çünkü her şeyden önce bir "sanat" eseri kurguya, hayal gücüne, duygu ve düşüncelere dayanır. Gerçek, tarihin, insanın duygu ve düşüncelerinden, hayal gücünden süzülmüş şeklidir. Bu yüzden, tıpkı Joel Levy'nin kitabında belirttiği gibi, bir "gerçek tarih" seferberliği gereklidir.

Nitekim Joel Levy de kitabında bunu yapmaya çalışıyor ve miti kurgudan, kurguyu mitten veya gerçeği alternatiften ayırmak için çaba gösteriyor. Eski Mısır, Mezopotamya, Anadolu, Antik Yunan, Maya mitolojilerine kaynaklık eden elyazmalarının ve artifaktların izini sürdüğü gibi, tarihe kaynaklık eden tarihçi ya da edebiyatçıların tarihi ya da edebi metinlerinin ne kadar gerçeğe dayandığını da bulmaya çalışıyor. Bu bağlamda özellikle Shakespeare'in eserleriyle ilgili açıkladıkları oldukça ilginç. Shakespeare'e atfedilen çoğu metnin aslında onun olmadığını biliyor muydunuz ve Shakespeare'in eserlerinin başkaları tarafından sıklıkla kopya edildiğini…

Onun da belirttiği gibi, İskenderiye Kütüphanesi'nin ve tarihte gizemli bir şekilde yok olmuş diğer bilgi kaynaklarının olmaması bu işi zorlaştırsa da, Levy kayıp Atlantis'ten İskenderiye Kütüphanesi'ne, Mayaların gizemli altın şehirlerinden Moğolların kayıp mezarlarına kadar değişik söylencelerin izini sürerek, bunlara gerçekçi ve tutarlı açıklamalar getirmeye çalışıyor. Bu bağlamda ele aldığı konulardan bir başkası da Hıristiyan mitindeki "Kutsal Kase" ve Hz. Süleyman Tapınağı ve tapınak ve yeriyle ilgili tartışmalar. Levy bunlara yapılan arkeolojik kazılarda ele geçirilen elyazmaları ve artifaktlar vasıtasıyla tutarlı açıklamalar getirmeye çalışıyor. Ele aldığı bir diğer konu ise, kayıp hazineler ve hazine avcıları. Levy sayesinde bu hazinelerin çoktan yağmalandığını ya da aslında yağmalanacak bir hazine olmadığı gibi, hazine avcılarının da boşa kürek çektiğini öğreniyoruz. Tıpkı El Dorado diye bir şehrin aslında bir efsaneden başka bir şey olmadığını ve şehri arayan İspanyolların aslında bir efsanenin ya da mitin peşine düştüklerini öğrendiğimiz gibi.

Ve bu noktada da Levy'nin kitabında vurgulamak istediği esas konuya geliyoruz: Asıl hazinenin insanın yazılı eserleri olduğu ve bunların korunması gerektiği gerçeğine. Çünkü tarihte maddi ve manevi anlamda gerçekten değerli olan şeyler altınlar ya da elmaslar değil, yazılı metinler, yani elyazmaları, kitaplar ve artifaktlardır. Bu eserler sayesinde insanlık ve dünya tarihini öğrenebilir ve gelecek kuşaklara aktarabiliriz. Bu şekilde düşününce de, edebiyat, müzik, resim, mimari, sinema gibi sanatların ve bu sanat dallarıyla uğraşan sanatçıların –elbette tarihçilerle birlikte- gerçek değeri anlaşılacaktır kanımca.

Ayrıca, size bu kitabı okuduktan sonra (eğer konular ilginizi çekerse) başka kaynaklara ve kitaplara, özellikle de dünya, Türkiye ve Osmanlı tarihi ile ilgili güvenilir kaynaklara başvurmanızı öneririm. Ya da, tarih kitaplarını çok bilimsel ve sıkıcı buluyorsanız, bu konuda yazılmış ve tarihi kurgu/gerçek karışımı bir üslupla anlatan birçok yazarın kitaplarına başvurulabilir. Mesela, Türkiye tarihi ile ilgili olarak Turgut Özakman'ın kitapları gibi tarihsel gerçekleri kurgusal bir bütünlükte veren eserlere veya Can Dündar'ın belgesel nitelikteki kitaplarına ya da İlber Ortaylı'nın eserlerine veya bizzat Atatürk'ün eserlerine.

Kayıp Tarihler - Dünyanın En Ünlü Gizemlerinin Araştırılması
Joel Levy
Türkçesi: Perran Fügen Özülkü
İthaki Yayınları, 286 s.

Sayı: 33, Yayın tarihi: 28/12/2008

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics