MaviMelek
Hermes Kitap
"Önemli olan en yüksek ve en düşük noktalardır, diğer bütün noktalar ise yalnızca 'arada'." Jim Morrison

[Çizgi Roman]"Edebiyatın Buzkıranı: Çizgi Roman..." | Hikmet Temel Akarsu*Lucky Luke

"KİTAPLARIN DÜNYASINA GİDEN PATİKALARDA SİVİL İTAATSİZLİK" Tommiks

Büyük yaz tatili 2005... Güneydeyim. Masal gibi bir küçük otelin minik havuzunun başında bizim ufaklıkların suya girip çıkmalarını, şakalaşmalarını, kudurmalarını izliyorum yan gözle. Hava gölgede 40 derece. Sarı sıcak. Akdenizin derin mavisi ruhumuzu yatıştırıyor. Kitap okuyor ve çocuklara izlenmedikleri güvencesi vermeye çalışıyorum. Aslında tam olarak onları izlediğim de söylenemez... Başka bir görüntüye takılmışım. Onların, sadece arada bir sırılsıklam halde, koşup gelip tabağımdaki patates kızartmalarını aşırmalarına mani olmaya çalışıyorum. Kulağımda yeni nesil bir müzikçalar var. Fedon'un Büyükada'nın mavi görüntüleri arasında bir sürat teknesinde söylediği hoş şarkısı “Nerdesin?”i dinliyor ve bir Türk annesinin havuzun başında çocuğuna yemek yedirişine bakıyorum. Genç anne havuzun başında bir TarkanAsterikssandalyeye oturttuğu 8-10 yaşlarındaki oğlunun boynuna berber önlüklerini andıran bir peçete geçirmiş. Bir elinde kaşık, diğer eliyle oğlunun burnunu tutup sıkıyor ve kafasını kaldırıyor diğer elindeki kaşığı yanda duran kaseye daldırıp tepeleme dolduruyor ve burnunu sıktığı oğlanın ağzından içeri yemeği boşaltıp iki eliyle ağzını kapatıyor, kafayı eğiyor. Hooop yemek mideye. Çocuk mutsuz. Perişan. Utanç içinde. Ama teslim olmuş. Belli ki bu konuda verilecek mücadeleyi yıllarca vermiş ve kaybetmiş. Artık bu şekilde yemek yediriliyor. Standart(!?) aile işbaşında.
Beslenmek bir çocuğun gelişimi için önemli. Ama her şey mükemmel olsun diye yürütülen bu gayret hangi ölçütler içinde kabul edilebilir?..
Benzer durum kitaplar için de söz konusu. Kitap okumak yararlı, gerekli ve hatta iyi bir gelecek için zorunlu. Ne yapalım? Öyleyse zorla okutalım! Döve döve! Sevse de sevmese de! Böyle bir şey mümkün mü? Mantıklı mı? Olası mı? “Taaşuk-u Talat ve Fitnat” ya da “Falaka”, “Mai ve Siyah” ya da “Vurun Kahpeye”... Hepsi de değerli eserler kuşkusuz. Okunmalı. Ama bunları bir dayatma olarak sunduğumuzda; çocukların okumaya dair gelişimini bir anda provoke ettiğimizi hiç düşünüyor muyuz? Tenten - Ambardaki KömürKitapların dünyası yavaş yavaş sevilir.

Merdivenlerin birer birer çıkıldığı gibi... Kitapların bizi ne tür bir görkemli hayaller dünyasına taşıyacağını ve ne tür yaratıcı beyinlere ortak edip, esrarengiz seyrüseferlerde, ruhsal ve düşünsel olarak uçuracağını bir kere o dünyaya adım atmadan bilebilmemiz olanaklı değildir. O yüzden önemli olan, bizi o düşler ve mucizeler dünyasına çekecek ilk adımları atabilmektir. Çocukları ve gençleri, kitapların büyülü ve muhteşem dünyasına ilk adımları atmaya ikna edecek, sıkıcılıktan uzak eserlerdir çizgi romanlar. Çocukken bize yasaklanan çizgi romanlar konusunda gösterdiğim itaatsizliğin, beni kitapların dünyasına giden patikalara soktuğunu söylesem yanlış bir şey yapmış olur muyum?

Çizgi romanların her yaş grubuna verecek ayrı şeyleri vardır. Çizgi roman kahramanları çocukların kirlenmemiş dünyasının rafine ikonları olurlar. Onlara gizlice erdem dersi verirler. Gençlerde macera tutkusuna yeni ufuklar açarlar. Büyükleri ise tekdüzelik çarkları arasından çıkmaya teşvik ederler. Çizgi romanların diskuru, draması ve felsefesi asla küçümsenmemelidir. Kimi zaman, çok başarılı yüksek edebiyat eserleri bile onlar kadar etkili olamazlar. Çünkü çizgi romanlar her zaman sempatiktir. Güler yüzlüdür. Dürüsttür. Yaratıcı fikirlerle doludur. Ve daima sıkıcılıktan uzaktır. Çünkü çizgi roman öğüt vermez. O yüzden okuma sevgisinin oluşmasında rahatlıkla buzkıran rolü oynayabilir. Kimi zaman kötücül ya da ahlak dışı temalardan söz ediyor gibi gözükseler de daima optimist bir felsefeleri vardır. Bu yanlarıyla çocukların içten dünyasında taht kurmaları daima daha kolay olur.Red Kid

Mesela vahşi batının kanunsuz dünyasında her türlü kuralsızlık içinde, haklıların adaletini korumak için sonsuz bir mücadeleye kendini adamış yalnız kovboy Red Kit, Batı'nın en hızlı silah çeken silahşorü olsa da, barlarda haydutlarla boğuşup, kanunlara rağmen kanunsuzların peşinde olmadık serüvenlere karışsa da, haksızlığa uğrayıp kimi zaman bizzat kanunun takibatına maruz kalsa da daima nedensiz yere iyiler için mücadele eder. Rin-tin-tin adlı köpeği ve Düldül adlı atı ile konuşan bu yalnız kovboy, hayvanları insanlardan değerli tutsa da, hayatın zorluklarına karşın, her zaman optimist, güler yüzlü, umutvar ve eğlenceli bir dünyadan söz eder.

Red-Kit'i (Lucky Luke) okuyan herkes hayatı daha çok sevecektir. Çünkü Red Kit, bir Batı Efsanesi insanın sorunlu, belalı, kanunların duruma göre uygulandığı, absürd ve gülünç olaylarla dolu bir ülkeyi de sevebileceğini, hatta bunun diğerinden çok daha eğlendirici ve anlamlı bir şey olduğunu anlatır. Bir Red-Kit okuru, İskandinavya'nın varsıllık ve ihtişam içindeki serin ve tekdüze dünyasındansa, Orta Avrupa'nın korku veren ciddiyetindense, İngiliz soğukluğundansa, Avustralya hafifliğindense, yaşamanın en tatlı olduğu yerin Türkiye olduğunu düşünebilir. Gerçekte de Türkiye'de yaşamak Red Kit'in vahşi batısına benzer şekilde absürd, zor, mantık ötesi ve gülünç olabilir; ama her zaman birinci sınıf maceradır. Bu öyle bir maceradır ki, sırlarını yeterince iyi çözerseniz dünyanın her yerinde yenilmez bir adam olursunuz. O yüzden gençleri ailelerine karşı küçük bir sivil itaatsizliğe davet ederek İnkılap Yayınları'ndan yayınlanmakta olan bu harika kovboyun serüvenlerini okumaya ve üzerinde düşünmeye çağırıyorum. O vakit hayata çok daha güleryüzlü ve özgüvenli bakacaklarından eminim.Oburiks

Benzer şekilde çizgi roman klasikleri arasında sağlam bir yer edinmiş Asteriks'i herkese tavsiye ederim. Büyük Yolculuk Remzi Yayınları arasında çıkan Frankofon çizgi romanı Asteriks, imparatorluklar çağında, Roma'nın bir türlü fethedip boyun eğdiremediği Galya'da küçük bir köyde yaşayan bir yurtseverdir. Roma'nın bütün azametine, gücüne ve hırsına rağmen sırf ülke sevgisi, mutlu bir dünyaya duyulan sadakat ve içtenliğin verdiği güç bu yoksul köylüleri yüceltir. Dünyanın en büyük gücüne karşı durabilmelerini sağlar. Her ne kadar Fransız servisleri sayesinde bu harikulade çizgi roman küreselleşme karşıtlığının sembolü edilip siyasileştirildiyse de bu husus ihmal edilebilir. Asteriks'in herkese vereceği muhteşem bir hayal ve neş'e dünyası vardır. Kaybedilmiş nikbin dünyaya beslenen özlem ve hüzünün yanısıra, savunulacak değerleri de gizliden gizliye kulağımıza fısıldar Asteriks. Üstelik bunları hepimizi eğlendirerek vermeyi başarır.Tenten - Ambardaki Kömür

Yine Frankofon'lardan Tenten ve maharetli köpeği Milu'nun İnkılap Yayınları'nca yayınlanan maceralarını bu sayfalardan uzun uzun analiz etmiştik. Orta sınıf değerlere sıkı sıkıya bağlı Tenten, bize toplumla çatışmaya girmeksizin de kahraman olunabileceğini ve serüvenden serüvene koşulabileceğini kanıtlamış iyi yürekli ve soğukkanlı bir Avrupalıdır.

İtalyan çizgi roman geleneğinin “bizim çocukluğumuza” armağan ettiği spagetti-westernler ise şahsen benim kalbimde apayrı bir yer tutar. Bunlar arasında Teksas hepimizin kendini yakın hissedeceği bir Teksas temaya sahiptir. İngiliz işgalindeki Amerika'da direniş savaşını yürüten vatanseverlerin öyküsünü izleriz Teksas çizgi romanında. Süper bilgili Profesör Oklitus ve haşarı çocuk vatansever Rodi ile serüvenden serüvene koşar kahramanımız Çelik Bilek. Direnişin merkezinde yer alan Avukat Colony'nin direktifleri bu kahraman vatanseverleri yönlendirir. Çocukluğumda hiçbir sayısını kaçırmadığım bu çizgi romanın hala yayınlanıyor olması onun artık bir klasik olduğunu kanıtlar. Bu çizgi romanı herkese öneririm. Tarihe Amerikan Devrimi Kaptan Swingolarak geçen bu büyük vatansever direnişini yürütenlerin torunlarının bugün Irak'taki serüvenine bakıp da hüzünlenmemek olası olmasa bile Çelik Bilek daima kalbimizdedir. Benzer temalı eser, Kaptan Swing'i de yıllarca hayran hayran izlemiştim. Onda da Ontario Kurtları adlı vatanseverlerin serüvenleri anlatılıyordu Mister Blöf, Gamlı Baykuş ve Puik adlı köpek eşliğinde.

Tommiks Yine aynı ekolden Tommiks de ikinci göz ağrımdır. Vahşi Batı'da Nevada Ranger'leri arasında başarıları dolayısıyla erken terfi ederek çocuk yaşta Yüzbaşı olmuş Tom Mix her macerada haydutlara dünyayı dar eder. Kulver Kalesi'nin komutanı, yani tüm Rangerler'in bağlı olduğu ita amiri olan Albay'ın kızı Suzi'ye olan utangaç aşkı ise öyküyü iyice uçurur. Tom Mix iyi yürekli ve kahraman bir kanun adamının toyluk dönemine övgüdür. Tüm çocukların özdeşleşebileceği, şahsında kendilerini bulabilecekleri mükemmel bir konsepttir. Her öyküsüyle bize binbir ibret meseli anlatır. Tom Mix'in ekürileri olan alkolik Konyakçı ve gamsız maceraperest Dr. Salloso ise karakterimizin naifliğinin altını çizerek olayı bir ahlak dersine indirgeme tehlikesinden kurtarır bizi.

ZagorSöz konusu ekolün en iyilerinden biri Zagor'dur kuşkusuz. Yine kanunsuz yıllar Amerika'sında geçer öykü. İnsanların kötülük ve alçaklıklarını yadsımış kahramanımız Zagor Tenay medeniyetten uzaklaşarak Darkwood adlı balta girmemiş ormanlarda yaşamayı seçmiş bir erdem savaşçısıdır. Kızılderililerle olan ülfeti onu apayrı, değerli bir yere taşır. Kızılderili-beyaz çekişmesinde kızılderililerin tarafını tutan bir beyaz olarak Zagor her türlü övgüye layık bir kahramandır. Beyaz adam kötülüğü yaygınlaştırırken, pastoral hayata gönlünü vermiş melankolik kişilik Zagor Tenay olağanüstü savaş yetisiyle mazlum kızılderililerin yanında yer alır. Kahramanlara özgü bu tavrıyla bir süre sonra efsaneleşir. Darkwood'da yaşayan herkes onun tanrısal bir kişilik olduğuna inanır ve ona Baltalı İlah adını takar. Ekürisi, İspanyol asılzadesi numaralarına yatan Meksikalı aylak Çiko ne kadar alelade, tembel, lapacı, yalancı, korkak ve beceriksizse Zagor Tenay da bir o kadar tam tersidir. Olaylar Çiko'nun beceriksizlikleri sonucunda hep içinden çıkılmaz bir hale gelse de Zagor Tenay sonunda yapacağını yapar. Ara yerde Çiko'nun sergilediği rezillikler asla karizmayı çizemez. Çünkü Çiko aslında iyi yürekli biridir. Kendine Meksika soylusu süsü veren Çiko; Felipe Kayatonez Lopez Martinez diye başlayan ve bitmek bilmeyen bir isme sahip olduğunu söyler durur ama öykümüzdeki işlevi Baltalı İlah'ın erdemlerine kontrast vererek, onları ortaya çıkarmak ve bizi ağır havadan çıkarıp eğlendirmektir. O yüzden, tüm hatalarına rağmen Çiko'yu çok severiz.

Teks WillerFilozofik kovboyumuz Tex Willer, nam-ı diğer ailesine düşkün bilge silahşor Gecekartalı ise apayrı bir duruşu temsil eder. Blueberry Ağırlık yapar. Uzun repliklerde, kızılderili çadırlarının önünde verdiği diskurlarda, hayatın anlamı üzerinde düşünmeye zorlar bizi. Bir zamanlar Alaska adı ile yayınlanan Ken Parker ise bir gerçekçilik anıtı olarak her zaman ilginç bir kovboy hikayesidir. O da Tex gibi hâlâ yayınlanmakta ve ilgi görmektedir. İnkılap'ın yayınladığı western, Blueberry'yi de bu kategoride sayabiliriz. Bu ekolün eşsiz çizgi romanları arasında yine kanun adamı olan ve ne yazık ki artık yayında olmayan Tom Braks, vahşi doğada hayvanlar arasında yaşayan Zembla, Sihirbaz Mandrake, “Ormanda on kaplan gücünde” lakabı ile maruf maskeli kahramanımız Kızılmaske'yi (Fantom) ve “İmkansızlıklar Detektifi” Martin Mystere, Nathan Never, Dylan Dog gibi hâlâ yayınlanan ve büyük ilgi gören çizgi romanları saymak gerekir. Bizim zamanımızda zevkle okunan Kinova'yı ise ırkçı temaları dolayısıyla kimseciklere tavsiye etmiyorum. Pekos Bill'i de bufaloların akibetinden dolayı, benzer nedenlerle övgüye değer bulmuyorum.

Geçmiş yıllarda yayınlanan ve bugün adı anılmaya değer çizgi romanlardan Savaş'ı, savaşı yücelttiği için övmüyor, militarizmle dalga geçtiği için Mini Ringo'yu tebessümle anıyorum.

Bilimkurgu'nun öncel ve başarılı çizgi romanı Gordon'u övgüye değer bulduğumu belirtiyorum ve burada adını anmakta çok fazla yarar görmediğim, fazlasıyla mazide kalmış, Judas dışındaki çizgi romanları bir kenara bırakıp günümüze yaklaşıyorum...

SpidermanYine hakkında ayrıntılı bir yazı yazdığım Barbar Conan her zaman izlenmeye değer bir klasik olarak karşımıza çıkar. Bizi hayatın yalın gerçekleri ile sınar kayıp çağlar fatihi Barbar Conan. Yakın zamanların klasik adayları olarak öne çıkan Batman, Spiderman gibi Hollywood bağlantılı çizgi romanlarla Sandman, Wolverine, Sin City, Punisher, Daredevil, Ultimates gibi “Kara Çizgi Romanlar” bizi kötücül bir dünyanın yadsınamaz varlığına karşı uyanık ve geniş bakışlı bir mukavemete hazırlar. Kara Çizgi Roman'ın değişik türlerinde çalışan Manara, Serpieri, Enki Bilal gibi büyük sanatçıları, “Amerikan Heavy Metal” tarzını, anarko feminist tarzı ve bilim-kurgu'nun bazı karanlık örneklerini bu yazının kapsamı dışında tutuyor ve ülkemize geliyorum.


Tarkan KaraoğlanÜlkemize dönüp baktığımızda, çizgi romanda; mazide inanılması güç başarılara imza atıldığını görmekteyiz. Sezgin Burak'ın epik şaheseri Tarkan ölümsüz bir çizgi roman olarak kalmamış, sinemadan edebiyata, medyadan televizyona kültürümüzün pekçok alanında derin izler bırakmıştır. Suat Yalaz'ın şaheseri “Altaylardan Gelen Yiğit” Karaoğlan da benzer şekilde harikadır. Her iki eser de sadece tipleme ve öyküleme değil, çizgi romana mahsus ajitasyon ve hamaset alanında da dünya çapında eserlerdir. Çizgilerin sağlamlığı, çizgi roman bilinci, öyküleme becerisi ve felsefe inanılmazdır. Bu değerli eserlerin çıkış yıllarında Tolga vs. gibi benzer epik çizgi romanların çokça yapıldığını hatırlıyorum. Sonraki yıllarda ise Kara Murat, Durakoğlu, Koca Yusuf gibi bizim kulvarımıza girmeyen, yazı resimlemeye dayalı Karaoğlanbaşka bir tarza eğilim gösterilmiştir. O tarzdan başka bir de Ustura Kemal gibi bıçkın şehir kabadayılarının çizgi romanları ve Hızlı Gazeteci gibi medya taşlaması denebilecek bazı başarılı eserler ortaya çıkmıştır. Ne yazık ki bu değerli yapıtları ortaya koyan sanatçıların açtığı kanallardan yürüyen çizerler, ülkemizde kardeş bir disiplinin etki alanına hapsolmuşlardır. Yazılı kültürün çok gelişmemiş olduğu ülkemizde siyasal muhalefet ve bilincin oluşmasında mizah dergileri büyük mesafeler kat etmiş ve adeta çizgi romanın gelişme alanlarını inhisarları altına almışlardır. Bir bakıma yararları da görülmüş bu gelişme sonucunda Yıldıray Çınar, Suat Gönülay, İsmail Gülgeç, Nuri Kurtcebe gibi büyük yeteneklerin dışında kalan pekçok değerli sanatçı mizah dergilerinin, çizgi roman için çok zaman grotesk kaçabilecek, karikatürlerle, farslarla dolu sayfalarında tefrika imkanları edinerek kendilerine alan açmaya çabalamaktadırlar. Kısacası mizah dergilerinin baskın konumu, çizgi romandaki olası atakları bir parça frenlemektedir. Bu konu apayrı bir yazı ile ele alınmaya değerdir.

Tüm bu yazı boyunca anlatmaya çabaladıklarım aysbergin sadece görünen bölümüdür. Çizgi roman dünyasına yakın duran gençlerin çok daha rahat, barışık, özgüvenli ve esprili kişilikler olacağına yürekten inanıyorum. Daha da önemlisi edebiyat ve okuma sevgisine bu patikadan kestirme ulaşılabileceğini düşünüyorum. Gençler, yetişkinler, öğrenciler, aileler, medya, yazarlar ve çizerler olarak topluca barış çubuğu tüttürerek, çizgi romana hak ettiği itibarı geri vermeyi teklif ediyorum.

* Radikal Kitap, 13/01/2006

Başa dön


Çizgi Roman

Hikmet Temel Akarsu - "Edebiyatın Buzkıranı: Çizgi Roman..."

Hikmet Temel Akarsu - "İngsos Sanık Sandalyesinde: V For Vendetta"

Hikmet Temel Akarsu - "The Hedge Knight (Gezgin Şövalye)"

Hikmet Temel Akarsu - "Ultimates / İntikamcılar"

Hikmet Temel Akarsu - "Kabuslar Lordu Karabasan..."

Hikmet Temel Akarsu - "Ölümsüzler Panayırı - Enki Bilal Olayı"

Hikmet Temel Akarsu - "Venedikli Üstat Milo Manara"

Hikmet Temel Akarsu - "Ken Parker"

Hikmet Temel Akarsu - "Yüksek Burjuvanın ‘Requiem'i: Batman...ŞŞŞŞ!"

Hikmet Temel Akarsu - "Wolverine"

Hikmet Temel Akarsu - "Tenten'in Maceraları"

Hikmet Temel Akarsu - "Kimmeryalı Barbarın Dönüşü: Conan"

Hikmet Temel Akarsu - "Günah Şehri" (Sin City) - Buruk Veda

Hikmet Temel Akarsu - "Rüyalar Lordu Sandman"

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler   ©2007 MaviMelek            website metrics