MaviMelek
Hermes Kitap
"Hem Tanrı'ya hem de Mammon'a (Şeytan'a) birden hizmet edemezsin." Aziz Matta

[Öykü]"İnatçı Peygamber" | Ruhşen Doğan Nar

İnatçı Peygamber | Genco Demirer

"KENDİ İŞİNİ KENDİN YAP BABA!"

Bulutların üstünden O'nun ortalığı sarsan sesi geldi:
"Merhaba, Za! Nasılsın görmeyeli?"
Za, isteksizce kafasını göğe kaldırdı ve O'nu bulutların üstünde uzanırken gördü, burun kıvırarak cevap verdi:
"Gördüğün gibi sürünüyoruz."
O, şaşırmış gibi gözlerini sonuna kadar açtı ve sordu:
"Neden? Ne oldu? Anlat bakalım babana."
Senin gibi babam olmasaydı keşke, diye düşündü Za.
"Baba, göklerin ve yerin hâkimi, bir şikâyetim var."
"Söyle oğlum!"
Yine neler zırvalayacak, diye sordu kendi kendine.
"Ben senin peygamberin olmak istemiyorum. İnsanların günahları beni deli ediyor. Onlara yol gösteremem ben. Hepsi burunlarının dikine gidiyor. Sana bile karşı geliyorlar. Sana karşı gelen, beni neden izlesin?"
O sinirlendi, bulutlardan aşağı atladı ve küçük çapta bir deprem yarattı.
"Bunları duymamış olayım Za. Ben seni oğlum olarak seçtim. Sana güvendim. Hâlâ da güveniyorum. Beni yarı yolda bırakma!"
"Neden ben? Dünyada milyonlarca insan var. Neden onlar değil de, ben?"
"Çünkü sen özelsin oğlum. Sende peygamber ışığı gördüm ve seni seçtim. Sen insanlara doğru yolu anlatacaksın ve onları imana getireceksin."
"Sen ki yüzlerce peygamber gönderdin Âdem'den beri ve onları, günahlıları imana getiremedin. Ben nasıl onları doğru yola çekeceğim tek başıma?"
"Diğerleri bu işi beceremedi diye sen de mi başaramayacaksın? Ben sana sonuna kadar güveniyorum. Ne de olsa arkanda ben varım. Arkanda her şeyin hâkimi var."
"Diğerlerinin arkasında da sen vardın. Sonuçta ne oldu? Ben anlatıyım…"
O, elini bir dağa vurdu ve dağ bir anda ikiye ayrıldı:
"Sen kimsin ki bana insanlık tarihini anlatıyorsun? Biliyorum her şeyi. Çünkü ben her şeyi gören ve bilenim. Hatta aklınızdakileri bile önceden bilebilirim."
Za güldü ve şöyle dedi:
"O zaman söyle bakalım, şu anda ne düşünüyorum?"
Za içinden, "Sen çok beceriksizsin. Sen çok beceriksizsin…" diyordu.
Za'nın aklını okuyan O, nefretle ona baktı ve üzüntülü bir sesle:
"Sen de mi Za? Şu dünyada sadece sana güveniyordum. Sen de mi beni yüz üstü bırakacaksın?" diye sordu.
"Babacığım, bence sen çok büyük bir yanlış yapmışsın."
O, merakla Za'ya baktı.
"Ne yanlışı?"
"Senin en büyük hatan insanları yaratmak. İnsanları yaratmasaydın dünyada ne günah olacaktı ne de kargaşa."
"Öyle deme, insanlar ne kadar kötü olsa da aralarında iyi olanları da var."
"Bir örnek ver!"
O biraz düşündü. Saniyeler dakikaları, dakikalar saatleri kovaladı…
"Şu anda aklıma gelmiyor, ama kesin vardır iyi birileri."
"Hayır, babacığım. Kabul et. İnsanlar iflah olmaz. En iyisi sen bir Nuh Tufanı daha yarat ve bütün insanları yok et! Ama bunları ben öldükten sonra yap!"
"Evet. Bir kez bütün insanları yok etmek istedim. Ama insanlar olmadan evrenin keyfi çıkmıyor, biliyor musun? İnsanlar olmazsa ben kimi izleyeceğim? Kuşları böcekleri mi? Onlar o kadar sıkıcı ki, Tufan'dan birkaç gün geçtikten sonra sıkıntıdan öldüm ve yaptığım şeyden pişman oldum. Ve insanları tekrar yarattım."
"Demek öyle. Yani insanları sırf canının sıkılmaması için mi yarattın?"
"Evet, öyle de denilebilir."
"E, o zaman neden benden onları temiz kılmamı istiyorsun? Ben peygamber olmak istemiyorum. Kutsal kitapları okudum. Peygamberlerin hayatı aşırı sıkıcı. Bütün ömürlerini insanları ikna etmekle geçiriyorlar. Ben diğerlerini takmıyorum. İstediklerini yapsınlar bana ne! O senin sorunun. Sen yarattın, sen kolla!"
"Ama düşün eğer peygamber olursan sen de tarih sayfalarına geçeceksin. Bir düşün ölümsüz olacaksın."
Za kahkaha attı ve yeri tekmeledi sinirden.
"Ben ölümsüz olmak istemiyorum. Ben mutlu olmak istiyorum."
"Sana muhteşem özellikler vereceğim. Suyun üstünde yürüyeceksin, suyu şaraba çevireceksin, hastaları temiz kılacaksın… Bunun gibi bir sürü özellik."
Za kafasını salladı ve şöyle dedi:
"Hayır, mucizelerini al da kafana çal! Ben hayatımı adam gibi yaşamak istiyorum. İnsanların günahlarını tek başıma taşımak istemiyorum. Onların işlediği günahlardan dolayı neden ben acı çekeyim ki?"
"Ama gün gelecek sağımda oturacaksın ve insanları sen yargılayacaksın. Bütün gücümü sana vereceğim."
"Çok komiksin. Kendi işini kendin yap baba! Onları sen yarattın, o zaman sen yargıla! Sorumluluğu üstlen! Korkak olma!"
"Hayır, ben seni seçtim ve sen bütün insanları kurtaracak peygamber olacaksın. İşte o kadar!"
"Tamam, o zaman şimdi gör!"
Za koşa koşa bir uçurumun kenarına gitti ve O'na dönüp konuştu:
"Bak, atlarım. O zaman seçilmiş meçilmiş kalmaz."
"Ben de seni yeniden yaratırım."
"Ben de yeniden intihar ederim."
"Öf, amma da inatçısın."
"Kabul mü? Beni artık seçilmişler listesinden sil! Ben ölene kadar bir daha görüşmeyelim. İnsanların günahlarını da sırtımdan al!"
"Tamam tamam. Zorla yaptıracak değilim ya sana, fırsatı sen kaçırırsın. Ben değil. Ben başka birini bulurum peygamber olmak için. Dışarıda bir sürü işsiz güçsüz insan var. Onlardan biri kesinlikle peygamber olmak ister."
"Tamam o zaman. Hadi kendine iyi bak!"
O, yeniden bulutların üstündeki şatosuna gitti. Za ise hayatına normal bir insan olarak devam etti.

***

O, bir hafta sonra Za'nın yanına tekrar gitti. O'nu gören Za somurttu ve sordu:
"Hani söz vermiştin, benim peşimi bırakacaktın."
"Senin zaten peşini bıraktım çoktan. Ama yeni bir peygamber bulamıyorum. Bana yardımcı olur musun? Etrafında peygamber olacak kadar iyi bir insan var mı? Önerdiğin biri…"
"Bir düşüneyim," dedi Za. Beş dakika düşündükten sonra tam peygamberliğe uygun biri aklına geldi.
"Buldum kimin peygamber olacağını."
"Söyle!"
"Bizim mahallede bir çocuk var. Adı İsa. Kendi halinde sessiz sakin bir çocuk. O bence peygamberliğe uygun biri. Ne de olsa buraların en saf kişisi."
"Emin misin? O da beni senin gibi yarı yolda bırakmasın sonra?"
"Telaşlanma, o seni bırakacak kadar akıllı değil. Güven bana! O tam sana göre. Sömürebileceğin dört dörtlük bir adam."
"Sağ ol Za. Bu iyiliğini unutmayacağım."
"Tamam tamam. Hadi görüşürüz."

Ve hikâyenin bundan sonrasını siz de çok iyi biliyorsunuz:
Filistin'de İsa adlı biri çıkar ve olaylar gelişir…

Sayı: 27, Yayın tarihi: 25/06/2008
MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics