MaviMelek
Hermes Kitap
"Gecelerim ağlıyor, yastığım nemli ve soğuk. Gecelerim uzun, upuzun ve sürekli bir sona doğru uzuyor. Gecelerim beni senin yokluğuna itiyor." Frida

[Şiir]"İçinden Hayat Geçen Şiir" | Gülşen Destanoğlu

baktım ki dize dize eksiltemedim seni
şişe şişe tüketeyim dedim
aldım lanet başımı
seninle dolu aklımı
bol makyajlı pera'nın
arnavut bozması kaldırımlarına yollandım

bizim meyhaneye gidip
her zamanki köşemize yerleştim
önce bi otuzbeşlik ver deyip
ali abi'yi dumur ettim
bira sevmezsin ya
bilmiyor ki / yine senle içeceğim

daha ilk yudumda
sen tanımazsın bizim foto hilmi
destursuz çöktü masaya
nerelerdesin
kötü görünüyorsun
şeklinde bir girişten sonra
başladı anlatmaya
son sergisini
son sevgilisini
son işini
anlayacağın sonsuz geyik muhabbeti
bir soluk alsa
kibarca dehleyeceğim zibidiyi

tam bakışıma muhalif bir gülüş yapıştırıp suratıma
yalnız takılacağım kafam bozuk diyecekken
ayfer gelip çöreklenmez mi masaya
selam bile demeden başladı
gazetedeki işinden
düzen yalakası işvereninden
benim gibi bir kadına yapılır mı diye başlayan
sevgilisinin tokat atma girişiminden
ve ardından / soluk bile almadan
feminizmin tarihçesinden

off offf kendimi unutacağım bu gidişle
seni unutmaya gelmişken
şimdi bunlara kesin ulan
aşk acısı çekiyorum deyip
konuyu merkezime çeksem
ne arabeskliğim kalır
ne sıradanlığım
maazallah tefe koyarlar
dillerine düşersem
susayım ben iyisi mi / çaktırmadan içleneyim

tam ayakyoluna gidip
oradan tüymeyi hesaplarken
bizim tiyatro ayhan'a yakalandım
offf dedim içimden bir sen eksiktin
masamıza tüy diktin
gel bari / sen de zıkkımlan

aa haberiniz var mı dedi
birkaç hoş beş ardından
bizim selami abi'ye araba çarpmış geçen hafta
emekli olalı üç gün olmuşken daha
hangi selami falan derken anlaşıldı
bizim kahveci selami'ymiş meğer rahmetli
hey gidi koca selami dedim içimden
tam otuz sene elinde çay tepsisi
bi emekli olayım / görürsünüz siz yaşamayı derdi

sen rahat uyu abi / gördük işte
hayat dalga geçiyormuş hepimizle

iki vah vah tüh tüh sonrası
masada muhabbet kaldığı yerdeydi

başka gezegenden gelmiş uzaylı gibiyim sanki
kulaklarımda büyüyor anlattıkları

- zaptetmişsin aklımı
ve dahi tüm varlığımı
tek tek gidiyorsun kentlerimden
yıkarak
enkaz altında düşler bırakarak
öyle bir çığlık büyüyor ki boğazımda
bedenim dar gel iyor ruhuma -

nezaket sağımda
la havle solumda olmasa
ne engel olabilirdi ki / şu masayı dağıtmama

ben böylesi darlanmışken
tok bir ses
selam yoldaşlar diye gürledi
aha da bizim devrimci hayri
oturur oturmaz başladı
memleketin ahval geyikleri
sağdan / soldan
ergenekondan bir girdi
işte şimdi yandık
kollamalı tüm içkileri
üçüncü dublede başlar devrim girişimi
beşincide devirir bütün masadakileri
yedincide kendi devrilir / bizim devrimci hayri

yok yok böyle olmayacak
kendi masamda misafir gibi
yer mi yok ulan zibidiler
yalnız bırakın beni / diyeceğim ama
nezaketim dürtüyor sağımda
hayır / bildiğim muhabbetler olmasa
hep dinlemesem aynı şeyleri
belki kafam dağılır
biraz olsun unuturum seni

yolu yok buradan gitmeli
şöyle bol gürültülü bir mekanda sotaya çekilmeli
seni şişelerin dibine dibine gömmeli

zengin kalkışı yaptım
aa hayrola / erken daha
sitemlerine aldırmadan
havamda değilim dedim
devrim falan yapamam
bugün arabesk takılayım
biraz bozuk kafam
şaka sanıp gülüştüler allahtan
o arayı fırsat bilip / uzadım mekandan

bodoslama daldım mecaz'a
tanıdıklara yakalanmadan
kulaklarımı iğfal ettirdim bütün gece
bangır bangır saçma sapan müziklere
bir nevi çin işkencesi kendi kendime
sarhoş da olamadım ne hikmetse

saatler sonra sen
evet dediğinde o görevliye
biliyorum
hayırlı hayırsız
tüm hayırlar ayaklanacak bende
işte bundan ağladım
teğet geçtiğimiz her şeye

ışıklar yanıp müzik susunca
garsonlar barcının da evi var naralarına başlayınca
anladım ki yol göründü bana

güneş peranın makyajını akıtmaya başlamıştı çıktığımda
köşede üç tinerci yatıyordu koyun koyuna
iki çiçekçi çıkanların peşinde
son bir cüzdan avı telaşında
travestinin biri kavgaya tutuşmuş
sövüyordu bir magandaya

o ara iki yavru kedi dolandı ayaklarıma
eğilip sevdim dakikalarca
anlıyorlarmış gibi konuştum onlarla

iç çekerek abla selpak diyen sesle irkildim
küçük bir kız çocuğuydu
kirli yüzünde yol yol yaşlarla
hiç dedi sadece
sana ne oldu sorularıma
kıyamadım
doldurdum elindeki selpakları çantama
her seferinde teşvik etmeyeceğim diye
söz versem de kendime
dayanamıyorum işte bu hallerine

neyse
ben kafamın içinde gittikçe büyüyen seninle
ufak ufak yollandım lale'ye
bol sarımsaklı bir işkembe içmeye

Sayı: 33, Yayın tarihi: 25/12/2008

Başa dön

 

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics