MaviMelek
Hermes Kitap
"Korkulukların hepsi benim uzandığım tarlanın kenarında, paçavralar içinde / Sahip olduğum tek şey mezarımın üstündeki bir demet çiçek." Tom Waits

[Öykü]"Sabah Olduğunu Gördü ve Sustu" | Arif Emrah Orak

Sabah Olduğunu Gördü ve Sustu

"İÇ DÜNYAM FALAN YOK!"

Biraz daha sabretseniz yazdıklarım etkisini gösterecekti. Ben, masallarla ilgili pek çok mektup yazdım; telefon elimde tüm gün T9 klavyenin hızından faydalanarak ve telefonun tuşlarını aşındırarak mesaj yazıp, masalları parça parça gönderiyordum. Bu yöntemin sağladığı kurgu imkânlarından memnundum. Eski büyük anlatıları kullandım, ismi şöyle bir geçen karakterleri kahramanlarım yaptım ve onun, kendini masalların içine gizlemesini, bana katılmasını çok istedim. En büyük masalı ikimiz için yazdım. Binbir Gece Masalları'ndaki, hiç açılmaması gereken o son kapıyla ilgili temayı işliyordum. İki farklı boyutu birbiriyle kesiştiren tek bir kapının arkasında, aynı kapıya yüklenen birbirinden habersiz iki kişi gibi şeyler…

Bunları hiç yapmamış olmayı istemezdim. Sadece hatırlayınca çok acı veriyorlar ve bu bana, masalların doğasına aykırıymış gibi geliyor. Masallar, doğu masalları, ihaneti, çok fena aldatılmayı, bu korkuyu konu edinir; ama acı vermezler. Gözdağı veriyorum, beni asla sonuna kadar okuma! Çünkü hepsi tuzaktı; aklı başında görünmek istedim, senin görmek istediğin gibi olmak istedim ve bu uyarıyı bir daha yapmam. Çünkü gerçekten öfkeliyim ve karşıma kim çıkarsa çıksın zarar vermek istiyorum. Daha önce fark etmeliydin, ben "binbir gece" der demez anlamalı ve uzaklaşmalıydın; çünkü bu "sona doğru sıkılmışsın galiba" demeye benzemez. Darmadağınık odanın içinde oturuyordum ve eğer okuyorsan artık çok geç. Kitaplardan yükselen kuleler… Kitaplar…
Her kitaba bakıyorum. Okumayı bilmiyorum. İşte acı bu. Yapıştırıcının kokusunu hatırlıyorum, öfkeyle sayfaları yapıştırırken yiyeceğim dayağın heyecanıyla kendimden geçiyorum. Çişim geliyor. Daktiloyu yine bozuyorum, çok korkuyorum; tüm harfler birbirine girdi, şerit kaydı. Tüm lanet üzerimde. Birazdan kapı açılacak, içeri perişan ve salak bir adam girecek. Benden kuvvetli bir adam. İçeride oynaşıyordu, tuvalete girerken kokuyu duydu. (Yapıştırıcının kokusu) Her şey apaçık olmaya başladı mı o evde, ben, gecenin bir yarısı ilk kez çizgi filmlerden bambaşka bir dilde "Alaaddin'in Sihirli Lambası'nı" okumaya başlıyorum. Sayfaları yapıştırdığım günden bir kaç ay sonra… Üstüme yürüyor.

Oda da işte bu yazılanlar gibi karışıktı. Kitaplar her yere dağılmıştı. Bir yanda sihirli lambanın bulunuşu, bir yanda uyumakta zorlandığım ve tahta kurularının beni yediği soğuk ev. Uyumak istemiyorum burada. Bana vuruyor korkum, doruğa ulaştı. Artık elimden bir şey gelmez. Başım sallanıyor isteğimin dışında, bazı yönlere sertçe savruluyorum. Bedenimin çeşitli bölgelerinde yanmalar ve ağrılar hissediliyor. Plastik terlikle dayak yemek aşağılayıcı. Ama zaten ağlamak için bir yol gerekliydi. Sakinliğimden hep nefret ettim. Asla bu kitabı, bu masalları sonuna kadar okuma!

"Çocuğunuz çok akıllı". O anaokulu öğretmenini, vatkalı iğrenç gömleğiyle götürmek için benimle ilgileniyor. Kibrit çöpünden saçma sapan figürler yapıyoruz. "Ah iç dünyasını ne güzel yansıtmış" oyunu… Düzeltiyorum Hansel ve Gratel'i. Benim dinlemeye alıştığım biçimiyle oynayacağız ve yanıma verdiğiniz şu salak kız için, sizden ayrıca nefret ediyorum. İç dünyam falan yok! Ve burnum giderek daha çok büyüyecek. Hayır, fiziksel bir durumdan bahsediyorum. Aklına gelen İtalyan masalıyla hiçbir ilgisi yok; ne kadar şartlanmışsın.

İçerde onu çıplak gördüm. Sadece geçiyordum. "O sen değilsin" dediler. Başkasının başından geçenleri, kendi geçmişim gibi hatırlıyormuşum. Kimseye inanmıyorum.
"Biz de sana" diyorlar. Öyle diyorsun; çünkü tahtakurusu sıcak iklimi sever.
"Tahtakurularının beni yediği soğuk ev olmaz" diyorsun. Ben o evde üşüdüğümü ve tahta kurularının beni yediğini biliyorum. Bu sadece orada en az iki mevsim geçirdiğimi gösterir. Birbirimize güvenmediğimize göre geriye sadece iki dileğin kaldı…

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics