MaviMelek
Hermes Kitap
"Bir parça kâğıt iyidir her zaman. Küçük bir damlacık kanla, imza atarsın..." Goethe (Faust)

[Şiir]"Erken..." - Akın OIgun

Diyorsun ki bana:
"Sevmeyi beceremiyorsun,
nasıl tutulur el
nasıl sarılınır
nasıl okşanır nasıl
bilmiyorsun"
Doğru!
Bilmiyorum hem de hiç.
Yüzüm kızararak bakıyor yüzüne,
ellerim ellerinde terliyor belki de…
Her dokunuşta
her sarılışta
itiyor bedenim kendini.
Soruyorum her defasında kendime,
incitiyor muyum
kırdım mı yoksa;
sevgi sözcüklerim nerede
nerede kaçak gözlerim…
Sen hiç sormadın,
anlatmadım ben de.
Çok erken karşıladı bizi eziyet
kavgaya erken girdik,
sabahların erken saatlerinde baskınlar yiyip
erken saatlerde öldük.
Erken umutlanıp
erken hayaller kurup
erken düştük işkence tezgâhlarına.
Erkenden ezdiler yüreklerimizi
erken karşılaştık
asık yüzlü mahkeme suratlarıyla.
Erken hüküm giyip
erken tanıştık demir kapıların sürgüsüyle.
Erken alıştı bedenlerimiz açlığa,
protestolara
ve
erkenden sallandırıldık darağaçlarında…
Erken büyüdük, çok erken
yani
"zaman"
yoktu
sevmeye.
Ben hiç
yüreğimi çıkarıp göğüs kafesimden
bir kadına
bir kez bile
"seni seviyorum" demedim, diyemedim…
Boğazımda düğümlendi sözcükler
Sevmeyi beceremeyişimden değil,
Korktum.
Yeniden esarete düşmekten.
Esaret canım!
Bir atmacanın pençesidir,
avını görür yükseklerden
hayatlara dalar gökyüzünden.
Yüreğin taze bir yemdir
son atışları
o
pençenin altında can verir.
İşte ben
her ölüm dönüşü özgürlüğü
her ölüm dönüşü kalbimi
her ölüm dönüşü sevinçlerimi
kursağından aldım atmacaların.
Yıldızları seyrettim cam kenarlarından
şarkılar söyledim
dertlendim
umutlarımla demlendim
şiirler de yazdım
oyun da oynadım gölgelerle
gözyaşlarım da süzüldü ara sıra
cesaretim de vardı, korkularım da
kafa da kırdım, kafamı da
içimden kayan yıldızları hiç saymadım
efkarlandım
efkarlar da dağıttım
dağıttım kendimi de
hiçbiri ama
hiçbiri
bir
kadın için olmadı
şimdi diyorsun ki bana
"sen sevmeyi bilmiyorsun"
eğer kavgayı sevdiğim kadar
bir kadını sevseydim
sevseydim bir yüreği
nasıl severdim sen düşün
çok geç artık canım!
Zaman yıkılalı çok oldu içimde
sana anlatabileceğim matrak hikayelerim yok
acılarım ise zaten ısıtmaz seni
eğer kavgayı sevdiğim kadar
bir kadını sevseydim
yazsaydım adını duvarlara
afişlerini yapıştırsaydım dört bir yana
belimde silah yerine taşısaydım seni
avazım çıktığı kadar
meydanlarda
haykırsaydım adını
işkencelerde
"seviyorummm, seviyorummm"
diye direnseydim,
yatsaydım uğruna yıllarca
nasıl severdim seni
nasıl anlatırdım
sen düşün.
Çok geç artık canım!
Zaman yıkılalı çok oldu içimde
işte bu yüzden
tam da bu yüzden
korkuyorum
yeniden esarete düşmekten.

akinolgun@mavimelek.com

 

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler    ©2007 MaviMelek            website metrics