MaviMelek
Hermes Kitap
"Atılan ilk bombalarla, ya da üzerine çok yazılıp çizilen terörle değil… Faşizm, iki insan arasındaki ilişkide başlar…" Malina / Ingeborg Bachmann

[Retorik]Abdulkadir Öztürk

Ben Nereden Düştüm Yer-Yüzüne | Yves_Klein

"Ben Nereden Düştüm Yer-Yüzüne / Yar-Yüzüne"

"KEDİ GÜLÜMSETEN PALYAÇO"

H allac-ı mansur bir sabah yanlış uyanmış ve demiş ki;
"sana şaşıyorum
beni benden aldın
ve beni sende fani kıldın
beni kendine o derece yaklaştırdın ki seni ben zannediyorum…"
sanıları yol kılmış yürüyorken olur ya
adımların biter sabah/gece ölür/olur
öksürüklü bir âmâ gibi
yolda kalırsın..

- canı temizle zandan…
bin adım geri yürürsün
ayrıkotlarının dudaklarından kopartırsın canı
su-s ekilmiş toprağın elinden kopartırsın bedenini
kırk adım sonra sağa dön, sonra sola
yürürsün aşındırılmış zamanın kollarında
bütün tanım ve tariflerden çıban toplarsın
elin ayağın yara bere olur çıban bağırır yaralarından
düşersin k-aşından
hırıltılı bir yarın damlar çiğ gibi
kopardığın çentiklerle dikersin elini/dilini
oyun/oyuncak olarak yaratılmamışın

- dilini kopar ve at…
dilde bitmiş bir kuru ot gibisindir bu vakitler sevgili…
amaaa dil'in ekip biçtiklerinden başka bir şey açmaz kapını
ya da sen yine sanılarınla yatağa girersin
ıslatırsın anıları kuru ekmeklerini hatırlarsın çocukluğunun
anılarında çocuk nidası gibidir
masum masum gülümser dudakları
ıhtırılmış kelimeleri yersin gen boyu
gün boyu
soğuktur ve üşüyorsundur…
soluklandığın dağ etekleri yüzünün çentiklerine düşen
gölgesidir…
dağ devrilir
iniltisini yedirir hastalık kapmış şehir
dil
susunca acıkır…

- kalp konuşur od ve un bulduğunda…
adımlarını unutmuş kırk ayağın düşlerinden (adam-kadın) savrulan külleri yutkunursun en fenayı yaşar ve sen bir ah işitirsin karanlığın boğazını sıkan
gün-ah aydınlık bir kapı gibi durmaz sokaklarda.
ey sevgili sokakların neden bu kadar derin…

- kalbim senden başka bir şey hatırlamıyor…
bilinmezim
gönlüm sana kavuşmakla perişan oluyormuş
gözy-aşım gürleyerek akıyormuş
ayrılık göz yaşlarım sıcakmış
sana kavuşacağım diyen gözyaşlarımsa soğuk
doymuyormuşum sana
yeni doğmuş bir bebeğin gözlerinden ilmik ilmik dikilen sözlerle giriyormuşum kapından

- senin vücudun, varlığın dahi başka bir günahla kıyas edilemeyecek derecede günah
diyormuş seni unutmaya yattığım hakikat
bak kitapsız sevdalar yazılıyor rüyalarımda
tek sayfa…

- ''insan vücudu, hakikat ile kendi arasında bulunan perdelerin en büyüğüdür… çünkü kendisine en yakın hatta psişik olan varlık vücududur…''
sakınmadan doğan bu fark edişe ha'ram ismini koyuyorum
cehennemin kapısını açan insandır diye küçük bir ünlem ekiyorum sıkılgan bedenime
kaybedenler kendilerinden bir şey kopmuş gibi duruyorlar mı?
parçalanmışlık ve yabancılaşma ilk nerde başlıyor?
yani kaybediş feryadını kulağımız duyuyor mu?
ya
hu
biz
ne
yaşarken
kaybettik
ki…
ya da aramak ne, arın-mak ne?..

- "bilgi aklın neticesi olduğu için akıldan üstündür…"
diyorlar… (adam-kadın)
bilgi aklı olana indirgenirse aklın neticesi olur diyorum, aklı küçültmeden akla yol veriyorum

- soygun! soygun! soyunuyorum…
başka bir gezegenden gelen bir dadının kısık sesli "merhabasıyla" uyanıyorum
bu kelimeler geziye çıkmış kordon boyu
harfleri baloncuklar şeklinde gözlerinde geziniyor
kadın güzel
iki bin deve kuşu yutmuş gibi
kulakları sırıtıyor bahar gelince
tek kusuru iki heceli kelimelerle konuşuyor
türkçe bilmiyor
türk-çe diyebiliyor…
dil-eki yok
somun yiyebiliyor
her şeyi iki heceli
iki heceli yemekler yiyor
buğday başakları salınıyor
kavaklar yeşile boyanıyor o gülünce
şile bezinden yapılmış elbiseler
gövermiş böğürtlenle yıkanır mı diyor yeşil banknotları pişirince?
sonbaharın renkleri arasında yürüyen bir küçük uç uç böceği miyim ben diyor
"baraka" bir eve girince?
kelimelerden elbise diken modern terzi miyim?
hoh dediğinde kedi gülümseten palyaço?
cumhur bayramlarında sus eken kaldırımlar kadar uyuz ve bitlenmiş merasim biçen kolordu muyum?
kıkır kıkır gülen mavi çocuk mavi melek?
çıkmaz sokak tıkınan "puf puf"
cam ardında sinenip
elveda döken
sıcak su karışımlı katran
bu ben miyim diyor?
ben "ben"i yiyor
çok mu oburum…

Sayı: 23, Yayın tarihi: 31/03/2008

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics