MaviMelek Edebiyat
Hermes Kitap
"Zifiri karanlığa değil, hayır, daha yakın varlığına koyardın gece lambasını, o da sanki dostluğundan ışırdı." Duino Ağıtları / Rainer Maria Rilke

[Hezeyan]"Ağıt" | Nilgün Ersoy

Ağıt

"YAKILSIN ARTA KALANLARIM"

Balıkçılar Kahvesi, Alanya. Yeşil, mavi, kırmızı, sarı, beyaz kayıklar dizili önümde; çiğ renkli. Ama öylesine uyumlu.
Ölesiye huzur verici.
Annem öldü.
Ave Maria…
İçim üşüyor.
Su nefti, deniz yüzeyi aynalaşmış. Aynılaşmış birbirine geçen halkalar. Sürekli süresiz bir devinim, kıpır kıpır titreşimler.
Annem öldü.
İçin için titriyorum.
Kayıklar suda yansıyor, su halkaları kayıklarda. İç içe geçen, heyecanı olmayan, kısırsız bir döngü. Yansımalar, yanılsamalar, yanılmalar, yalanlar.
Annem öldü.
Yoksa ölmedi mi? Yanıltıldık mı? Yanıldık mı?
Ürperiyorum.
Aralık başı, yazdan kalma bir gün; alışılagelen günlerim gibi değil. Ağustosun boğucu, boğdurtucu, kuru-sıkıcı gürültüsü yok. Buram buram Akdeniz kokusu, Akdeniz güzelliği.
Fellini. Amarcord.
Annem öldü.
Ave Maria…
Donuyorum.
Dağın eteklerindeki yapılaşmayı görmemeye çalışıyorum.
Alanya. Alaiyye. Ruhunu yitirmese.
Spirit of the place.
Peki ya bizler, ruhumuzu yitirdik mi? Yoksa sadece ölülere mi aittir ruh yitimi?
Spirit, spirtüralizm, ispirto.
Ave Maria…
Tüylerim diken diken.
Ruh göçü.
Leylekler ağustos sonunda göçer dönmek üzere.
Ruhlar sadece tek yönlü göçebe-sizler.
Aralık başı, yazdan kalma bir gün. Akdeniz rehaveti.
Etraftaki masalardan sessiz mırıldanmalar.
Silencium.
Ave Maria…
Hoca ölünün kulağına fısıldar mıydı?
Yoksa yeni doğanınkine miydi fısıldama?
Sessiz gemi…
Hades salcısı, göçen ruhları bir daha göçmemek üzere öte dünyaya taşıyan şu yaratık.
Öte dünya, öbür dünya, karanlıklar diyarı.
Dark Side of the Moon.
Bilinmeyen, bilinilmeyen, gidilmek istenmeyen, korkulan, sessizlik.
Silencium.
Annem öldü.
Üşüyorum.
Yolculuğunu bitirdi. Hepimiz faniyiz. Beşikten mezara sürer bu yolculuk.
Başlangıç bitiş. Doğum ölüm. Varoluş varolmayış.
Ave Maria…
Güneş denizle oynuyor. Yağlıboyalık manzara. Balık kaynıyor. Yüzlercesi yapışmış kayıkların dibindeki planktonlara. Sülükleri çağrıştırıyor.
Annem öldü, toprağın altında.
Kurtlar binlercesi. Kımıl kımıl, şişman, ince, küt, kıvrımlı, mide bulandırıcı kurtçuklar onu parçalamaya başladılar mı acaba?
Annem öldü, toprağa geri döndü, kendini bağışladı.
İçim dondu.
Çözüldü mü, çürüdü mü sadece kemiklerini geride bırakarak?
Ben çürümek istemem. Zaten çürüdüm. Çümçürük bir hayattan arta kalanları bir Akdeniz kıyısında beslemeye çalışıyorum.
Ben çürümek istemem.
Yakılsın arta kalanlarım. Kül olayım un ufak. Toz zerreleri gibi, oraya buraya, bilinmeyen, bilinmesi gerekmeyen yerlere, uzaklara, yakınlara savrulayım.
Annem öldü.
Hiçbir şey hissetmiyorum. Bunun için utanmalı mıyım, bilemiyorum. Ağıt yakmalı mıyım, bilemiyorum. Sanki hiç varolmamış gibi ya da hâlâ varmış gibi; bir yerlerde hâlâ nefes alıyor gibi, kendine hâlâ gereksiz kaygılar yaratarak.
Oysa yok. Ötelere gitti. Ötelendi.
Annem öldü.
Ellerim buz kesti.
Ave Maria…
Başım ağrıyor annem öldüğünden beri, hep başım ağrıyor.
Alnımın sağ yanı, yüzümün sağ yanı, ense kökümün sağ yanı.
Sağ bölge yangılar içinde. Geri kalanlar sağ olsun.
Başımız sağ olsun. Ama sağ bölgem sağ değil, sağlıksız.
Sağlama almalı ahireti.
Gelecek ölüm gözleri gözlerinden olacak…
Gelecek
sizlik
Burada gel git oluyor mudur?
Dünya gelip geçicidir. Gelen gelir, giden gider. İntikal edilir.
İntikal vergisi.
Sırat köprüsü.
Hesap verme, hesaplaşma.
Münker nekir. Mefta meftun.
Ölüyü nasıl bilirdin.
Helal edin, helal olsun. Annen sana kurban olsun.
Helal mal. Karşı anlamını unuttum.
Unutuş.
Annemin yaşlı halini unuttum.
Gözlerime siyah beyaz gençlik resmi çivilendi.
Yarım asırdan daha fazla buruk bir gülümseme.
Zamanı dondurmuş bana bakıyor.
Ne demek istiyor?

Annem öldü.
İçimdeki soğuk beni yakıyor.

~~~
Sayı: 36, Yayın tarihi: 04/04/2009
MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics