MaviMelek
"babamdı sakalıydı babamın / bir akşam göle batırdı / çıkmamak üzere bir daha" - "Ağıt" / Kemal Özer

[Gökçeyazın] "Halim Yazıcı’yla Bir Şiir Yolculuğu" | Kemal Özer

Aşkhâlim | Halim Yazıcı

"BÜTÜN NEHİRLERİ BİRLEŞİR DÜNYANIN"

Bir ozanın seçme şiirleri ne zaman karşıma çıksa hep bir yolculuk öncesinde bulurum kendimi. Şiirler ozanın hem yaşamıdır, hem yaşama bakışı. Her ikisi de bir yolculuğa çıkmanın heyecanını, merakını duyurur insana. Elimizdeki şiirleri seçen kim ise, biraz da onun gözleri yön verecektir yolculuğumuza. Ama ozan kendisi seçmişse şiirlerini, yazdıklarına onun gösterdiği yerden, yeğlediği örnekleri bir de niye yeğlediğini anlamaya çalışarak bakarız.

Halim Yazıcı, kendi yeğledikleriyle oluşturmuş seçme şiirlerini. Daha adından başlıyor dikkatimizi çekmeye. “Aşkhâlim”* koymuş kitabın adını. Sözcükleri kullanırken, onların gündelik kullanımlarıyla yetinmeyen, seslerini ve anlamlarını yeni kullanımlarla değiştirmeyi, böylece onlara yeni boyutlar katmayı yeğleyen bir ozan olduğunu düşündürüyor bize. Bu yaklaşım, “aşk” sözcüğüne başka bir açıdan bakmamızı sağlarken, kendi adını bile (Halim) tamlamaya sokarak onunla yeni bir çağrışım elde etmekten geri durmuyor.

Seçtiği şiirleri, bu tamlamanın çağrışımıyla okumamızı istediğini söyleyebiliriz böylece. Ozanın yaşama ve şiire bakışını bir aşkhâli olarak algılamaya yöneltilmiş oluyoruz. İlk kitabından son kitabına seçerek sıraladığı örnekleri bu gözle okuduğumuzda, kitaba konan adın yalnız bir buluş olarak algılanamayacağını, şiirlerin temelde bu tamlamanın gerçekten yer alabileceği bir yaklaşımla yazıldığını görüyoruz.

Halim Yazıcı'nın seçmeler kitabıyla bizi çıkardığı yolculuk, ilk kitabıyla son kitabı arasında bir doğrultu benzerliğiyle bir değişmeler/gelişmeler serüvenini iç içe barındırıyor. İlk kitabından seçkiye alınmış örnekler, onun yaşamla kurduğu ilişkinin ipuçlarıyla örülü. Sırasıyla Türkü, Güzel Bir Akşam, Bir Ortadoğu Şiiri adlı şiirlerden alıntıladığım dizeler [(“yağmur türküsü / yağmur altında /sırılsıklam söylenir.”), (“bu akşam / bir tutam susam / eksem toprağa / tohuma durur / sanki dünya”), (“ve dolaşacaksa hayat çığlıkları elden ele /elbette che / misafir edecektir / ölümü gözlerine”)] bu ilişkinin nasıl yalın, ama titiz bir değerlendirmeye dayandığının göstergesi.

İkinci kitabından (Cevahir Kalbiyle Dolunay) seçkiye alınan örneklerde, aynı doğrultuda, ama yeni ilgilerle zenginleşerek ilerleyen şiirler karşımıza çıkıyor. Doğa, doğaya ilişkin imgeler bu yeni ilgilerin kaynağı. Bu yeni ilgileri gösteren [“nasıl anlatsam / elleri dağlarla kaplı bir kız güzelidir gece”], [“dirilerek ağladılar bir sabah batan bir günün hüznüne / yaşanası bir sabah tek tek ve birleşerek halkın / doğurduğu tüm dağlar kalktılar panzerlerin üzerlerine”], [“ılık ılık toprağın iliklerine dolan giz / balıkçı motorunun pul pul kokan sesi / nasıl çoğalırsa dağlarında senin”] dizeleri, sırasıyla Gece, Gökçe Kardeş, Bir Yazın Yalnızlık Notları adlı şiirlerden.

Üçüncü kitap (Aşk Cazdır) yaşamla, doğayla kurulan ilişkinin, artık özelleştiğini, ozanın özgül seçimiyle kendini geliştirdiğini ortaya koyuyor. Bu özelleştirmede iki ana yaklaşımdan biri müzikse öteki de söylenceler dünyasıdır. Müzik, özellikle caz, yaşamı algılayışta ve onu dile getirişte özgün bir alan açıyor ozanın şiirine. Alıntıladığımız [“özgürlüğün özgürlüğümü çoğalttığı gün / bütün nehirleri birleşir dünyanın” (Aşk Cazdır), “belki bir hüznü yeniden yaşama hükmü / değilse de hayatın yarım kalan hecesi // biliyorum ki ayrılık getirir ayrılıklar / ve belki de her ayrılık bir kavuşma sevinci” (Joan Baez)] gibi dizeler bunu vurgulayan örneklerden.

Dördüncü kitap (Beyaz Atların Yelesinde), sürüp gelen doğa, söylence dünyası, müzik gibi ilgi alanlarını yeni örneklerle, yeni ayrıntıları işleyerek geliştirirken, beşinci kitap (Âşıkhava Sineması) aldığı yolda yeni bir dönemeç sayılabilir. Hem kendi yaşamından süzülüp gelen imgelere, hem bu imgelerle örülmüş yeni söyleyiş inceliklerine tanık oluyoruz.

Son iki kitabı (Deliceler Aşkına, İpek Tin) bizi çıkardığı yolculuğun 'aşkhâli'yle nerelere geldiğini gösterdiği gibi, daha nerelere uzanacağının da çağrışımlarını taşıyor. Merak ettiren, aşıladığı 'aşkhâli'yle yeni ilgi alanlarında buluşmaya bizi de hazırlayan bir şiir toplamıyla yüz yüzeyiz.

Nisan, 2009

* aşkhâlim seçme şiirler / Halim Yazıcı / Şiirden Yayınları, 134 s.

Kaynak: Cumhuriyet Kitap, 03.09.2009

~~~
Sayı: 46, Yayın tarihi: 30/04/2010

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics